Erhan Çelik'ten çok konuşulacak iddia: Eşi şüpheli şekilde ölmüştü

Boşanma aşamasındaki eşi Dr. Özlem Gültekin'in kliniğindeki şüpheli ölümü sonrası hedef gösterilen sunucu Erhan Çelik, sessizliğini bozdu. Eşinin 12 yıllık anestezi maddesi bağımlılığı olduğunu ve 2 yıl boyunca tedavi ettirmek için çabaladığını belirten Çelik; olay gecesi klinikteki delillerin karartılarak çöpe atıldığını, polis gelmeden temizlik yapıldığını ve şantajcı çalışanı bizzat polise yakalattığını belirterek hakkındaki iddialara çok sert yanıt verdi.

Haberlerimizi Google'da Takip Edin Gelişmelerden anında haberdar olun. Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin
Erhan Çelik'ten çok konuşulacak iddia: Eşi şüpheli şekilde ölmüştü

Boşanma aşamasındaki eşi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Özlem Gültekin’in şüpheli ölümünün ardından gözlerin çevrildiği sunucu Erhan Çelik, hakkındaki iddialara ve algı operasyonlarına çok sert yanıt verdi. 6 yaşındaki oğlu ve vefat eden eşinin hatırası için sustuğunu belirten Çelik, olay gecesi yaşanan delil karartma çabalarından 12 yıllık anestezi bağımlılığı tedavisine, şantaj vakasından otopsi raporu spekülasyonlarına kadar çok çarpıcı iddialarda bulundu.

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Özlem Gültekin’in şüpheli ölümü Türkiye gündemine bomba gibi düşerken, okların hedefi haline gelen boşanma aşamasındaki eşi Erhan Çelik sessizliğini bozdu. Oğlunun geleceğini, çocukluğunu ve yaşamını korumak için bugüne kadar dayandığını belirten Çelik, "O kadar sabrettim, o kadar sabrettim ki ben taş olup çatladım yine de hiçbir şey demedim" diyerek sitemini dile getirdi.

"ACIMASIZCA VE VİCDANSIZCA HEDEF ALINDIK"

Açıklamayı son derece isteksiz bir şekilde yaptığını vurgulayan Erhan Çelik, vefatın hemen ardından ailenin ve kendisinin yaptığı ortak çağrılara rağmen yalan haberlerin durmadığını belirterek "Bundan sonra annesiz kalan bir evladı büyüteceğim ve Allah ömür verirse her anımda yanımda sadece ben olacağım. Halbuki Özlem'in ailesiyle daha ilk günden bir kamu açıklaması yaptık. Onun hatırası, geride kalanların yazısı için 'el vicdan' dedik. Biraz susun, bırakın insanlar yasını yaşasın dedik ama durmadılar. Çıktığı iddia edilen ama henüz sonuçlanmayan otopsi raporunu çıkmış gibi yaymaya çalışan zanlılar, azlettiği eski avukatı, gazeteciliğe soyunan astrologlar ve Özlem'i hayatında bir kez bile görmemiş insan müsvetteleri durmadı. Yalanlar üzerine dedikodu yapanlar, siz de bu günaha ve vebale ortaksınız" dedi.

"POLİS GELMEDEN ORTALIĞI TEMİZLEMİŞLER"

Gültekin’in ölümünün arkasındaki şüphelerin savcılık tarafından neden ciddiyetle incelendiğine dikkat çeken Çelik, "Özlem şüpheli bir şekilde hayatını kaybetti. Kliniğinde çalışan 3 personeli verdikleri ilk ifadede son 2 günü hiç ayrılmadan kliniğinde geçirdiğini, olay günü aşırı dozda, anestezide kullanılan uyuşturucu etkili propofol aldığını beyan ettiler. Ha bu arada alelacele polis olay yerine gelmeden ortalığı pırıl pırıl yapmışlar, temizlemişler. Tüm deliller atılmış. Ama olay yeri inceleme polisi çok titiz bir çalışmayla bunları çöp konteynerında bulmuş ve almış. Kameralar kayıptan çıkarılmış, 'çalışmıyordu' şeklinde ifadeler verilmiş. Oysa çok kısa süre önce başka bir davada bu kameraların çalıştığına dair kendi ifadeleri mevcut. Savcılığın ölümü şüpheli bulmasının pek çok nedeni var yani" ifadelerini kullandı.

"MADDE KULLANIMINI TESADÜFEN ÖĞRENDİM"

Merhumenin anestezi maddesi kullanımının yeni olmadığını, bunu evlendikten çok sonra 2023 yılında tesadüfen öğrendiğini aktaran Erhan Çelik, tedavi sürecini ve boşanma davası detaylarını şu sözlerle aktardı: "Ben onun vücudundaki anestezi kullanımının 12 yıllık bir geçmişi olduğunu evlendikten çok sonra, 2023 yılında tesadüfen evin güvenlik kamerasından öğrendim. Bu maddeleri dışarıdan nasıl temin ettiğini, kendisine ekstradan kimlerin sattığını, kimlerin zerk ettiğini telefon ve laptopundaki kayıtlardan ele geçirmiştim. Elimdeki tüm bu bilgi, belge, görsel kanıt ne varsa savcılıkla paylaştım. 'Yaşarken niçin yapmadın' diyorlar. Yaptım! 2023 yılından itibaren 2 yıl boyunca hem yurt içinde hem yurt dışında tedavisi için elimden gelen her şeyi yaptım ama olmadı, bırakamadı. Bugün 'dostuyum' diyen bir Allah'ın kulu o gün yanında değildi. Başaramayınca Ocak 2025’te İstanbul 13. Aile Mahkemesi’ne başvurarak rahatsızlığına ilişkin tüm delilleri sundum. O iç parçalayan görüntüleri oğlumun geleceğini düşünerek ne medyayla ne kamuoyuyla hiçbir zaman paylaşmadım, mahkemede ve savcılıkta gizlilik kararını bizzat ben istedim."

Anasayfa
Foto Galeri
Video Galeri
Son Dakika
Manşetler
Gazete Manşetleri
Kategoriler
Gündem
Ekonomi
Spor
Magazin
Siyaset
Teknoloji
Yaşam
Sağlık
Dünya
Medya
Kültür Sanat
Popüler
Advertorial
Otomobil
Otomotiv
Hayatın İçinden
Hava Durumu
Namaz Vakitleri
İmsakiye
Sayfalar
İletişim
Künye
Reklam
Kullanım Şartları
Gizlilik İlkeleri
Çerez Politikası