Aralarında Rojin Kabaiş'in ailesi de var. Çocuklarını kaybeden aileleri tehdit ediyorlardı, yakalandılar
Diyarbakır merkezli 8 ilde siber zorbalık ve şantaj şebekesine yönelik operasyonda gözaltına alınan 10 şüpheliden 2'si tutuklandı.
Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, bir süredir sosyal medya mecralarında örgütlenen çeteleri takip ediyordu.
Bu kapsamda Telegram ve benzeri platformlarda “C47” ve “C99” kod isimleriyle toplanan ve illergal sorgu panelleri üzerinden siber zorbalık, şantaj ve taciz odaklı kapalı gruplar oluşturan şebeke tespit edildi.
Şüphelilerin 15 Ekim 2024'te Van Gölü kıyısında cesedi bulunan üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş, 31 Ağustos 2025'te Mersin'in Toroslar ilçesinde tabancayla öldürülen 16 yaşındaki Hiranur Nilgün Aygar ile 15 Mayıs 2023'te Kocaeli'nin İzmit ilçesinde 3 kişi tarafından darbedilen ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden lise öğrencisi Kıvanç Uman'ın ailelerini hedef aldığı anlaşıldı.
Aileleri yabancı numaralar ve illegal panel linkleri üzerinden tehdit ettikleri saptandı.
Haklarında "tehdit", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme" ve "devletin güvenliğine ilişkin belgeleri hile ile çalma" suçlarından işlem başlatılan zanlılara yönelik operasyonda 10 kişi gözaltına alındı.
Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 10 şüpheliden 2'si tutuklandı, 5'i adli kontrol şartıyla olmak üzere diğerleri serbest bırakıldı.
ROJİN KABAİŞ'İN KATİLİ HALA ARANIYOR
Bu şebekenin hedef aldığı Kabaiş ailesi, yıllardır kızlarının başına ne geldiğini öğrenmeye çalışıyor.
21 yaşındaki Rojin Kabaiş, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (VYÜ) Çocuk Gelişimi Bölümü 1. sınıf öğrencisiydi. 27 Eylül 2024'te üniversite kampüsündeki kız öğrenci yurdunda annesiyle telefonda konuşurken markete gideceğini söyledi.
Ertesi gün öğlen polisler aileyi arayıp kızlarının yurda dönmediğini haber verdi.
28 Eylül 2024'te Van Gölü sahilinde genç kıza ait cep telefonu, kulaklık, kek ve bir şişe su bulundu.
Rojin'in cansız bedeni iki hafta sonra 24 kilometre uzakta, Van Gölü kıyısındaki Molla Kasım Köyü'nün sahilinde görüldü. Cesedi bulanlar, bir temizlik görevlisi ve civardaki sitenin bekçisiydi.
Kıyafetler tamamdı, ancak sarı terlikler yoktu.
Rojin'in yüksek düzeyde şifreli olan telefonu incelenmek üzere İstanbul Adli Tıp Kurumu'na gönderildi. Telefonun şifresi kırılamadığı için içindeki bilgilere ulaşılamadı.
10 Ekim 2025'te Adli Tıp Kurumu Biyolojik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan rapor dosyaya girdi. Kabaiş'in göğüs ve vajina bölgesinde iki ayrı erkeğe ait DNA tespit edildiği ortaya çıktı.
Soruşturma kapsamında 195 kişinin DNA profilinin incelemeye alındığı, sonraları bu sayının Adalet Bakanlığı'nın talimatıyla 413'e yükseldiği bildirildi.
Dosya, mayıs ayında Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı'na devredildi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Rojin'in babası Nizamettin Kabaiş'le de görüştükten sonra “Rojin hayatının baharında gelecekleri, umutları, hayalleri yarım kalmış bir genç kızımız. Devlet olarak bu işin sonuna kadar üzerine gideceğiz..” dedi.
Bakan Gürlek, üzerlerine düşen ne varsa yapmaya çalıştıklarını belirterek şöyle devam etti:
"Üzerimize ne düşüyorsa yapmaya çalışıyoruz. Bu birimin kuruluş amacı da bu. Özellikle faili meçhul kalmış cinayetlerde sonuna kadar gitmek. Olay tam belli değil. Cinayet mi, intihar mı? Bunu çözmemiz lazım. Bizim zaten konumuz bu. Savcılığın bunun tespitini yapması lazım. İntihar ya da cinayet. Siz aile olarak cinayet olduğunu düşünüyorsunuz. Tabii bu konuda bütün hususların en ince noktaya kadar araştırılması lazım."
