Alihan Kuriş örgütüne dördüncü dalga operasyon. 30 gözaltı kararı, 23 şirkete kayyum
Alihan Kuriş suç örgütü soruşturmasında dördüncü dalga operasyonda 30 kişi hakkında gözaltı kararı verildi, 23 şirkete kayyum atandı. Üç tanık seçimleri etkilemeye dönük baskı yapıldığını iddia etti.
Süleymancılar olarak bilinen cemaatin lideri Alihan Kuriş ve beraberindekilerin çıkar amaçlı suç örgütü yöneticiliği, nitelikli dolandırıcılık, Vergi Usul Kanunu'na muhalefet, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama gibi suçlamalarla tutuklandığı soruşturma sürüyor.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada Alihan Kuriş suç örgütüne yönelik dördüncü dalga operasyon düzenlendi.
Başsavcılıktan yapılan açıklamada, Alihan Kuriş suç örgütüyle bağlantılı bazı şahıslar ile şirketlerin, para ve malvarlığı hareketlerini organize ettiği, suçtan elde edilen gelirlerin aklanması için faaliyetlerde bulunduğuna dönük tespitler yapıldığı belirtildi.
SEÇİM SÜREÇLERİNİ ETKİLEMEYE YÖNELİK BULGULAR DOSYADA
Savcılık açıklamasında elde edilen dijital materyaller, tanık beyanları, mali kayıtlar ve diğer deliller kapsamında, şüphelilerin Türkiye'deki seçim süreçlerini etkilemeye yönelik finansal faaliyetlerde bulunduklarına ilişkin bulgular konusunda da incelemenin sürdüğü vurgulandı.
Gözaltı kararı çerçevesinde hakkında gözaltı kararı verilen 30 şüphelinin ev ve iş yerlerinde arama yapılırken, örgütle bağlantılı olduğu değerlendirilen 23 şirkete kayyum atanmasına da karar verildi.
GÖZALTI KARARI VERİLEN İSİMLER
R. Tutuş, S. Aktaş, A. Aydoğan, M. Kösemul, N. Şahin, Ş. Kaya, Z. Balcı, M. Avcı, M. Dursun, M. B. Gülşen, C. Bıyık, E. Öztürk, H.E. Öncel, M.M. Türkbeyler, R. Lafcı, R. Yumaklı, M. Öğdür, M. Uysal, Y. Uçar, S. Bulat, N. Kaya, R. Duman, E. Duman, İ.Çiçek, M. Bulat, A. Bulat ve L. Bulat.
"CHP'YE OY VERMEYENLER CAMİ, YURT VE HATİM GRUPLARINDAN AFOROZ EDİLDİ"
Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütüne yönelik soruşturmada dosyaya giren üç ayrı tanık ifadesi, Süleymanlılar olarak bilinen yapının içerisindeki siyasi yönlendirme ve dışlama iddialarını gündeme taşıdı.
Tanıklar, seçim dönemlerinde CHP’ye oy verilmesi yönünde telkinlerde bulunulduğunu; buna karşı çıkan kişilerin öğrenci yurtlarına, camilere, sosyal tesislere ve hatim gruplarına alınmadığını iddia etti.
İfadelerde bu yasakların “büyüğümüzün talimatı” denilerek uygulandığı, bazı tanıkların ise kendilerine Alihan Kuriş’in adının verildiğini beyan ettiği kaydedildi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2026/153745 sayılı Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü soruşturmasında alınan üç ayrı bilgi sahibi ifadesinde de soruşturmanın mali ve örgütsel boyutunun yanı sıra yapı içerisindeki siyasi yönlendirmeye ilişkin dikkat çekici ayrıntıları ortaya koydu.
VAİZ: HERKESİN CHP’YE OY VERMESİ İSTENDİ
Uzun yıllardır yapının içerisinde bulunduğunu ve geçmişte vaizlik yaptığını iddia eden ilk tanık, seçimlerden önce Alihan Kuriş’in adının verilerek herkesin CHP’ye oy vermesinin istendiğini öne sürdü.
Tanık, bu talimata uymayanların daha sonra cemaatin yurtlarına, düğün salonlarına, camilerine ve sosyal tesislerine alınmadığını belirterek kapılara görevliler konulduğunu iddia etti.
Tanığın iddiasına göre, girişine izin verilmediğinde kendisine bunun “büyüğümüzün emri” olduğu ifade edildi ve Alihan Kuriş’in adı verildi.
Tanık, söz konusu yerlerin bir kişiye değil topluma ait olduğunu belirterek uygulamaya itiraz ettiğini ve bu aşamadan sonra yapı içerisindeki kişilerle fikir ayrılığı yaşadığını kaydetti. Bununla birlikte tanık, bu organizasyonun nasıl kurulduğu veya Alihan Kuriş’in talimatlarının hangi kişiler üzerinden aktarıldığı konusunda doğrudan bilgi sahibi olmadığını da ifadesinde belirtti.
“2014 VE 2023 SEÇİMLERİNDE CHP'YE OY VER BASKISI YAPILDI”
İkinci tanık ise yapının içerisinde 1968 yılından bu yana bulunduğunu, yaklaşık 10 yıl talebelik ve hocalık yaptığını öne sürdü. Tanık, siyasi yönlendirmelerin tek bir seçime özgü olmadığını anlatarak 2014 yerel seçimlerinde CHP’nin büyükşehir belediye başkan adayının desteklenmesinin istendiğini, kendisinin buna itiraz ettiğini iddia etti.
Aynı tanık, 2023 seçimlerinde de CHP’nin desteklenmesi yönünde telkinlerde bulunulduğunu ve buna sosyal medya üzerinden açıkça karşı çıktığını öne sürdü. Tanığın beyanına göre, bu itirazların ardından kendisiyle görüşmek üzere bazı yapı mensupları görevlendirildi.
Seçimden yaklaşık bir hafta önce bir erkek öğrenci yurdunda yaklaşık 40 kişinin bulunduğu toplantıya katıldığını anlatan tanık, burada kendisine ısrarla CHP’ye oy vermesinin söylendiğini ifade etti. Tanık, bunu reddetmesi üzerine kendisine “Alihan Kuriş’ten yasak gelebilir.” denildiğini öne sürdü.
"CHP'YE OY VERMEDİĞİ İÇİN BAYRAM NAMAZINDA YURDA ALINMADI"
Tanığın iddialarına göre uyarı kısa süre sonra fiili bir yaptırıma dönüştü. Seçimden sonraki Kurban Bayramı’nda bayram namazı için yapıya bağlı olduğunu belirttiği bir öğrenci yurduna giden tanık, kapıdaki iki görevlinin kendisinin içeri giremeyeceğini söylediğini ifade etti.
Tanık, görevlilere yasağı kimin verdiğini sorduğunda kendisine Alihan Kuriş’in adının söylendiğini iddia etti. Tanığın ifadesine göre olay yalnızca yurda alınmamakla da sınırlı kalmadı.
Tanık, kendisinin ve başka bir kişinin isimlerinin yapı içerisindeki yurtlara ve hatim gruplarına alınmayacak kişiler olarak duyurulduğunu, bu kararın Alanya’daki bazı hatim gruplarında birkaç kez okunduğunu anlattı.
"CHP’YE OY VERMEDİĞİM İÇİN “BENİ VE AİLEMİ DIŞLADILAR"
İkinci tanık ifadesinde, siyasi tercihini açıkça dile getirmesinden sonra yaşadıklarını iddia etti. Tanık, kendisinin ve ailesinin dışlandığını, çevresindeki kişilerin de kendilerinden uzaklaştırıldığını öne sürdü.
Tanık, beyanında ayrıca farklı bölgelerdeki yöneticiler arasında kendisinin “itaatsiz” olduğuna yönelik konuşmalar yapıldığını ve bu durumun başka şehirlerdeki mensuplara kadar aktarıldığını kaydetti.
Tanığın anlatımına göre siyasi tercihe ilişkin anlaşmazlık; yurda alınmama, hatim gruplarından çıkarılma ve sosyal çevrede dışlanmaya kadar uzanan bir yaptırım sistemine dönüştü.
ÜÇÜNCÜ TANIK: İSİMLER LİSTEDEN OKUNDU; GİRİŞLER YASAKLANDI
Üçüncü tanık da yıllarca Süleymancılar olarak bilinen yapının yurt ve kurslarına gittiğini, geçmişte bağışlarda bulunduğunu anlattı. Tanık, 2002’den sonra siyasi olarak AK Parti’yi desteklemeye başladığını; yaklaşık 20 yıl önce yapı içerisindeki bazı üst düzey kişilerin CHP’yi desteklediğini ve AK Parti’yi destekleyen bazı mensupların dışlanmaya başladığını iddia etti.
Manavgat’taki bir öğrenci yurduna düzenli gittiği dönemde yaşadıklarını anlatan tanık, yaklaşık 5-10 yıl önce bir görevlinin elindeki listeden kendisinin ve başka bazı kişilerin isimlerini okuyarak siyasi görüş farklılıkları nedeniyle yurtlara girişlerinin yasaklandığını bildirdiğini öne sürdü.
Tanık bu listenin doğrudan kim tarafından hazırlandığını görmediğini iddia ederek, yapının hiyerarşisi nedeniyle kararın Alihan Kuriş’ten geldiğini düşündüğünü öne sürdü.
"ABİMİZİN TALİMATI: CHP’YE OY VERECEKSİNİZ"
Üçüncü tanığın ifadesindeki en dikkat çekici bölümlerden biri ise seçim dönemlerinde yurt görevlilerinden duyduğunu söylediği sözler oldu. Tanık, yapı içerisindeki görevlilerin seçim dönemlerinde üyelere birçok kez “Abimizin talimatıdır”, “Büyüğümüzün talimatıdır, CHP’ye oy verin” şeklinde yönlendirmede bulunduğunu duyduğunu iddia etti.
Aynı tanık, yapının Antalya’daki yurtlarında “abi” ve “büyüğümüz” ifadelerinin bazı yöneticiler veya Alihan Kuriş için kullanıldığı; yerel yöneticilere aktarılan talimatların da aynı ifadelerle mensuplara bildirildiği iddialarını da dile getirdi.
SORUŞTURMA HAKKINDA BİLİNENLER
Adalet Bakanı Akın Gürlek ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, soruşturmanın dini faaliyetlerle ilişkisinin bulunmadığının altını çizmişti.
Başsavcılığın açıklamasında da soruşturmanın şüpheli mali işlemler üzerinden yürütüldüğü belirtilmişti. Suç örgütü adı verilen yapıyla mali ve ticari bağlantıları bulunduğu değerlendirilen 32 şirket tespit edilmişti.
Bunlar arasında Armine Giyim, Ayakkabı Dünyası ve Verona Ev Tekstil gibi inşaattan gıdaya, kuyumculuktan, denizcilik ve eğitime farklı sektörlerde faaliyet gösteren şirketler yer aldı.
Yurt dışına büyük miktarlarda para transferi yapıldığı da iddia edilirken MASAK incelemelerinde, 100 milyar TL'yi aşan tutarın çeşitli yöntemlerle yurt dışına çıkarıldığı tespit edildi.
13 Ağustos tarihinden bu yana düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınarak hakimliklere sevk edilen şüphelilerden 80'i tutuklanmış, örgütle bağlantılı olduğu değerlendirilen 4 dernek ve 55 şirkete el konulmuş, bu şirketlerden 74'üne kayyum atanmıştı.
İLK DALGA OPERASYON
Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütüne yönelik soruşturmada gözaltına alınan Alihan Kuriş ve beraberindeki 32 şüpheli hakkında tutuklama kararı verilmişti. Kuriş soruşturmasında gözaltına alınan şüpheliler, 16 Ağustos sabahı adliyeye sevk edilmişti. Mahkeme aralarında Alihan Kuriş'in de bulunduğu 38 şüpheliden 32'sini tutuklamıştı.
İKİNCİ DALGA OPERASYON
İstanbul, Konya, Mersin ve Muğla'da gerçekleşen ikinci dalga operasyonlar da 12 şüpheli daha gözaltına alınmıştı. Gözaltına alınanlar arasında dikkat çekici isimler vardı. Kuriş soruşturmasında örgütün tepe yönetiminin mali, idari ve bilanço hesaplarının yürütüldüğü sistemi kurduğu iddia edilen Osman S. ve bir hastanenin yönetim kurulu üyesi olarak görev yapan İsa A. ve Taner Ç. de gözaltına alınanlar arasında bulunuyordu.
ÜÇÜNCÜ DALGA OPERASYON
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada ilk ve ikinci dalga operasyonda elde edilen delil ve tespitler doğrultusunda üçüncü bir operasyon daha yapıldı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmanın üçüncü dalga operasyonunda 54 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiği, ayrıca 11 şirket ile 3 derneğe kayyum atanmasına karar verildiği öğrenildi.



