Şenol Güneş'ten Türk futboluna sert eleştiri! "Yeteneklerimizi yetiştiremiyoruz"
Tecrübeli teknik direktör Şenol Güneş, Türkiye'de yetenekli sporcuların bulunduğunu ancak bu yeteneklerin keşfedilmesi ve yetiştirilmesinde ciddi sorunlar yaşandığını söyledi.
F5Haber - Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen bir etkinliğe katılan teknik direktör Şenol Güneş, Türk futbolunun geleceğine ilişkin açıklamalarda bulundu. Güneş, "Türkiye'nin kaynağı var. Altın değerinde sporcuları var. Ancak bunları ortaya çıkarmakta ve yetiştirmekte sıkıntı yaşıyoruz." dedi.
"ARDA GÜLER, DÜNYANIN EN İYİ 5 OYUNCUSU ARASINDA GÖSTERİLEBİLECEK BİR YILDIZ"
Tecrübeli hoca, milli futbolcu Arda Güler’in dünyanın en iyi 5 futbolcusu arasında gösterilebilecek bir yıldız olduğunu söyledi.
Güneş, Türkiye’de yetenekli sporcular çıktığını ancak yetiştirmekte sorun yaşandığına dikkat çekti.
Tecrübeli teknik adam ayrıca eleştirilerin de bazen yüksek dozajda olduğuna değindi.
"YETENEKLERİ ORTAYA ÇIKARMADA VE YETİŞTİRMEDE SORUN YAŞIYORUZ"
Güneş, "Türkiye'den Arda Güler gibi çok önemli bir yetenek çıkmış. Dünyanın en iyi beş oyuncusu arasında gösterilebilecek bir yıldızdan söz ediyoruz. Demek ki Türkiye üretebiliyor. Türkiye'nin kaynağı var." şeklinde konuştu.
Ensonhaber'in aktardığı habere göre, Güneş'in konuyla ilgili ifadeleri şöyle:
“Türkiye'den Arda Güler gibi çok önemli bir yetenek çıkmış. Dünyanın en iyi beş oyuncusu arasında gösterilebilecek bir yıldızdan söz ediyoruz. Demek ki Türkiye üretebiliyor. Türkiye'nin kaynağı var. Altın değerinde sporcuları var. Ancak bunları ortaya çıkarmakta ve yetiştirmekte sıkıntı yaşıyoruz. Ben bunları kendi hayatımdan örnek vererek söylüyorum. Çocukluğumda, 1970'li yıllarda televizyon bile yokken 1970 Meksika Dünya Kupası'nda İtalya'nın maçlarını izleyebilmek benim için çok önemliydi. Daha sonra futbolculuk hayatımda Brezilya ile üç kez karşılaştım. Türkiye o dönem Brezilya'dan hazırlık maçı bile alamıyordu. Sonrasında insanlar, 'Sen nasıl yenildin, neden şampiyon olmadın?' diye sorabiliyor. Elbette bütün eleştirilere açık olmak ve onları dikkate almak gerekiyor. Ancak burada saygı kavramını da doğru değerlendirmeliyiz. Çünkü bazen insanlar olayın içinde bile olmadan hakaret edebiliyor. Türkiye'deki sorunlardan biri de bu. Herkes konuşuyor, herkes yorum yapıyor”
