AK Parti'den, Başbuğ, Sağlar ve Ataklı hakkında 81 ilde suç duyurusu

AK Parti, eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, CHP'li Fikri Sağlar ve gazeteci Can Ataklı hakkında 81 ilde suç duyurusunda bulundu.

F5HABER F5HABER

AK Parti, Fikri Sağlar, Can Ataklı ve İlker Başbuğ hakkında 81 ilde, 'halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme' suçlamasıyla suç duyurusunda bulundu. Ankara'da adliye önünde açıklama yapan AK Parti İl Başkanı Hakan Han Özcan "Tüm diğer siyasi partileri de demokrasi karşıtı bu açıklamalara tepki vermeye davet ediyoruz" dedi.

AK Parti, gazeteci Can Ataklı, eski CHP milletvekili Fikri Sağlar ve Genelkurmay eski Başkanı İlker Başbuğ hakkında TCK'nın 21'nci maddesinde yer alan 'halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme' suçundan 81 ilde Cumhuriyet Başsavcılıkları'na suç duyurusunda bulundu. AK Parti Ankara İl Başkanı Hakan Han Özcan, Ankara Adliyesi'nde suç duyurusu dilekçesini verdikten sonra parti genel merkezinin açıklamasını okudu. Özcan, Türkiye'de halen darbenin çözüm olduğuna inanan faşist zihniyetin her fırsatta değişik ifadelerle kendini gösterdiğine dikkat çekerek, "Kimi zaman milli iradenin tecelligahı olan Meclis’in mehabetini bozan, kimi zaman medya mecralarını kirleten, kimi zaman eskiden mensubu oldukları kurumların saygınlığına zarar veren bu zihniyet sahipleriyle hukuk önünde hesaplaşmakta kararlıyız" dedi.

'DARBE VE FELAKET ÇIĞIRTKANLIĞI YAPAN ZİHNİYET'

Bu örneklerden birinin, CHP’nin resmi yayın organı olan bir televizyon kanalında başörtülü bir hakimin tarafsız olamayacağını ve adil yargılama yapamayacağını söyleyen, eski milletvekili ve bakan Fikri Sağlar’ın ortaya koyduğu tavır olduğuna işaret eden Özcan, "Türkiye’nin artık geride bırakmış olması gereken, büyük acıların çekildiği ve bedellerin ödendiği bir meseleyi yeniden gündeme getiren bu kişi, CHP’nin demokrat yaldızı altındaki faşist yüzünü bir kez daha sergilemiştir. Gazeteci kimliğiyle yaptığı sosyal medya paylaşımında Can Ataklı, Cumhurbaşkanımızın seçimle gitmeyeceğini, ordunun darbe kabiliyetinin kalmadığını, artık tek ümidin ülkenin halkta öfkeye yol açacak büyük bir felakete uğraması olduğunu söyleyebilecek kadar derin bir sefalete düşmüştür. Darbe ve felaket çığırtkanlığı yapan bu zihniyet, ülkemiz için bizatihi bu tehditlerin kendisi kadar tehlikelidir. Aynı şekilde, Genelkurmay eski Başkanlarından İlker Başbuğ'un 27 Mayıs darbesinin, şayet rahmetli Menderes erken seçim kararı ilan etseydi olmayabileceği, böyle bir durumda da iktidarın zaten CHP’ye geçeceği yönündeki açıklamaları, zihinlerin gerisindeki darbe sevdasını açık etmiştir" ifadelerini kullandı.

'BU SÖYLEMLERİN İYİ NİYETLİ OLMADIĞI AÇIKTIR'

Özcan, sadece bu üç örneğin dahi, Türkiye’nin 97 yıllık Cumhuriyet tarihinde elde ettiği milli iradenin üstünlüğünü esas alan kazanımları hala hazmedemeyenlerin, vesayet ve darbe dönemlerinin özlemiyle yanıp tutuştuğunu göstermeye yeterli olduğunu vurguladı. Özcan, "Demokrasi tarihimizde siyasetin darbelerle inkıtaya uğratıldığı dönemler olmuştur. Bugün seçilmişlerin en kritik demokratik mücadele süreci devam ederken, bu tür söylemlerin ve yaklaşımların, kesinlikle iyi niyetli olmadığı, arkasında farklı ajandaların ve gayelerin bulunduğu tartışmaya mahal vermeyecek şekilde açıktır. Unutulmamalıdır ki terörle ve her türlü vesayet odağı ile mücadele demokrasiyi koruma mücadelesidir. Hak ve özgürlük mücadelesinde ülkemizin elde ettiği kazanımlara, vesayetten darbeye, terör örgütlerinin saldırılarından uluslararası tuzaklara kadar nice badireleri göğüsleyerek sahip çıkan milletimizin, bu karanlık zihniyete de hak ettiği dersi, demokrasi ve hukuk sınırları içinde vereceğinden şüphe duymuyoruz" dedi.

'TÜM PARTİLERİ TEPKİ VERMEYE DAVET EDİYORUZ'

Özcan, Türkiye’nin 81 vilayetindeki AK Parti teşkilatları olarak, yapılan bu saldırıları; demokrasinin kalbi milli iradeye, onun taşıyıcısı siyaset kurumuna ve nihayetinde bizatihi demokrasiye, partiye ve seçilmiş Cumhurbaşkanına yönelik bir saldırı olarak gördüklerini ve hukukun verdiği hakları kullanarak, suç duyurusunda bulunduklarını kaydetti. Özcan, "Tüm diğer siyasi partileri de demokrasi karşıtı bu açıklamalara tepki vermeye davet ediyoruz. Benzer her türlü girişime karşı da aynı kararlılıkla mücadele edeceğimizi özellikle belirtmek istiyoruz" dedi.

FİKRİ SAĞLAR NE DEMİŞTİ?
Eski Kültür Bakanı, CHP’li Fikri Sağlar, katıldığı bir televizyon programında, “Türbanlı bir hakimin karşısına çıktığım zaman adaleti yerine getireceği konusunda kuşkum var” demişti.

İLKER BAŞBUĞ NE DEMİŞTİ?
Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, Cumhuriyet gazetesine verdiği röportajda, “Menderes 25 Mayıs 1960 günü Eskişehir’deki konuşmasında ‘Yolumuz serbest seçim yoludur. Memleketimizde demokrasinin yerleştirilmesinin yolu budur. Fakat her şeyden önce düzenin korunması kati bir zorunluluktur’ diyor. Konuşmasının demokrasi açısından bir bedeli oldu mu?” sorusu üzerine şu ifadeleri kullanmıştı: 23 Mayıs 1960 günü DP Genel İdare Kurulu toplantısında Sıtkı Yırcalı, “Derhal seçimleri yapacağımızı açıklayayım” deyince, Adnan Menderes’in cevabı “derhal” olmuştu. Eğer Menderes, 25 Mayıs 1960 günü Eskişehir’de erken seçim tarihini açıklasaydı, 27 Mayıs askeri darbesi büyük bir olasılıkla önlenebilirdi. Çünkü erken seçim kararı almış bir hükümete karşı bir askeri darbenin gerçekleştirilmesi, açıkça milletin siyasi iradesine de vurulacak bir darbe olurdu.

CAN ATAKLI NE DEMİŞTİ?
Gazeteci Can Ataklı, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamalarda şu ifadeler kullanmıştı:

Tayyip Erdoğan seçimle gider mi? Bana göre hayır. Tayyip Erdoğan’ın artık seçimle bu ülkenin başından gitmesi bana pek mümkün görünmüyor. Ne demek seçimle gitmez? O zaman darbe mi olacak? Darbe ihtimalini en en az görenlerdenim. Darbe, hem de bugünün koşullarında darbe yapabilecek kabiliyet yok. Bana göre darbe yapmak çok zor.
Tayyip Erdoğan’ın gitmesi için çok büyük bir halk öfkesinin olması lazım. Büyük bir doğal afet, büyük bir deprem, başka bir doğal felaket… Çok büyük sel, çok büyük yangınlar… Hani Avustralya’yı yakan yangın vardı ya, o kadar büyük yangınlar, deprem, çok büyük can kaybına yol açacak sel felaketi gibi… Ama en korkutucu olan Türkiye’nin bir askeri başarısızlık elde etmesi.

SONRAKİ HABER