Spor yazarları Fenerbahçe-Antalyaspor maçını değerlendirdi
Kupa travması kırbaçladı! - Ercan Güven / Milliyet<br><br>"Aile içi şiddete" tanık olmuş, tahribatını iliklerine kadar yaşamış bireylerin sürgit başarısız ve bunalımlı bir yaşama mahkum olması Allah'ın emri değil!..<br>Tamam... Tat tuz kalmaz, her şey daha zorlaşır ama kimileri içe kapanmak yerine yeteneklerini şahlandırıp tuttuğunu kopararak tepki verir bu travmaya. <br>İşte Fenerbahçe takımının Antalyaspor karşısında sergilediği ve özellikle tribündeki "ailesinin" görmesini istediği buydu.<br>Galiba "aile" de hatasını anlamış, bir kısmı yoktu. Gelenlerin çiçekleri iyi de bir gün önce Beşiktaş seyircisi Fenerbahçe'nin esamesini okumazken Şenol Güneş'e küfür neyin nesiydi?<br><br>Bu sezon Fenerbahçe maçlarında geçerli olan "ilk devreyi uyumadan atlatanlar ikinci devre heyecanlı futbol izleyebilir kuralı" Antalya karşısında geçerli değildi!<br>Fenerbahçe başlama düdüğü ile birlikte parlamaya başladı. Sürekli yıldız ışığı vardı Fenerbahçe'de... Çünkü bir yıldız parlamayı bıraktığında diğeri ışıldıyordu.<br>Önce Aatif göz kamaştırdı. O söndüğü anlarda Soldado-Giuliano'dan oluşan hücum merkezi, onlar göz kırptığında Dirar ortaya çıktı. Hatta Antalya'nın oyuna döndüğü ilk yarının son dakikalarında Volkan bile katıldı...<br><br>İlk gol 14. dakikadaydı. Fenerbahçe'nin ilk golü kaleyi bulan son dört şutu gol olan Aatif'ın ayağından geldi.<br>Bu sıradan bir gol değildi. Fenerbahçe'nin "perşembeye" takılıp kalmadığını, oynama arzusunu da gösteriyordu. Çünkü Aatif'ın başlatıp Aatif'ın bitirdiği golden önce Fenerbahçe iki kere kanat değiştirip stoperlerden kurulu rakip savunmayı darmadağın etti.<br>Ardından Giuliano'nun ikinci asisti ve Soldado'nun becerisiyle 2-0 öne geçti Fenerbahçe.<br>Dört dakika sonra skor 2,5-0 oldu!..<br>Nasıl mı?... Fenerbahçe'nin iki kronik talihsizliğinden biri ile... Yani hakem.<br>Fenerbahçe'nin kazandığı korner Roman'ın kafasıyla gol olurken yardımcı hakem daha önce topa dokunduğunu sandığı Josef'e ofsayt bayrağı kaldırdı ve gol gümbürtüye gitti.<br>Kararın zararı bu kadar değildi... İşte bu pozisyon Antalya-spor'u oyuna döndürendi... Konuk takım silkindi ve maç başından beri Fenerbahçe baskısından yapamadığı kanat beklerini oyuna katmayı, Doukara ile Fenerbahçe stoperlerini rahatsız etmeyi denemeye başladı. Hakan'ı Charles'a rakip sahada boş alanlar yarattı.<br><br>Maçı, özellikle ilk yarıyı sıra dışı kılan, Fenerbahçe'nin haftalarca yakındığı hakem hataları ile bireysel hata örneklerinden ikisinin birden 45 dakikaya sığmasıydı. Antalya toparlandığında Fenerbahçe'nin koca sezondaki en büyük baş belası "bireysel hata" hortlayınca Antalyaspor skoru 2-1 yaptı.<br>Kısa bir süre de olsa eski telaşlı günlerine döndü Fenerbahçe.<br><br>Antalya'nın beraberlik arzusu maçın ikinci devresinde de devam etti. Aslında bunu planlayan Fenerbahçe'ydi. Çünkü Fenerbahçe yarısı geriye yaslanmış yarısı öne çıkmış başladı devreye. Yani rakibi gole davet edercesine. <br>Antalyaspor tuzağa düşmüştü. Gol peşindeki rakibin bıraktığı geniş alanlar Fenerbahçe yetenekleri için biçilmiş kaftandı. İlk yarıda pek ışıldamayan Dirar- Şener kulvarı kıvılcımlanınca, sürekli gezip savunmanın dengesini bozan Soldado devreye girince, onlara Aatif'ın gayretli futbolu eklenince Fenerbahçe'nin yeniden oyuna dönmesi kaçınılmazdı. Giuliano 62. dakikada skoru 3-1'e getirdi.<br>Aykut Kocaman da Aatif'ın futbolundan memnun olmalıydı ki, 71'de Valbuena'yı oyuna alırken Aatif'ı çıkarmadı bu kez. Janssen'i ise Soldado'nun yerine sokup kalan haftalara hazırlamak istedi.<br>Bu değişiklikler maçın kalan yirmi dakikası renk kattı Fenerbahçe'ye.<br>Valbuena'nın "kafayı çalıştırın, beni yok sayamazsınız" mesajıyla birlikte Antalya kalesine gönderdiği son dakika golü bu bölümün özetiydi.<br><br>Aslında Antalyaspor maçı Fenerbahçe için "kazanılması gereken son sekiz maç hedefinin" dışında özellikler taşıyordu... Bunun başında dört gün önceki kupa maçında yaşananların futbolcuları ve tribünleri nasıl/ne kadar etkilediğinin anlaşılması vardı.<br>Belli oldu ki, futbolcular tanık oldukları "aile içi şiddete" kafayı takmamışlar... Seyirci ise her şeyi geride bırakmak istiyor.<br>Keşke bu kadar kolay olsa... Ödenmesi gereken bedeller var.<br><br><br>
Kupa travması kırbaçladı! - Ercan Güven / Milliyet
"Aile içi şiddete" tanık olmuş, tahribatını iliklerine kadar yaşamış bireylerin sürgit başarısız ve bunalımlı bir yaşama mahkum olması Allah'ın emri değil!..
Tamam... Tat tuz kalmaz, her şey daha zorlaşır ama kimileri içe kapanmak yerine yeteneklerini şahlandırıp tuttuğunu kopararak tepki verir bu travmaya.
İşte Fenerbahçe takımının Antalyaspor karşısında sergilediği ve özellikle tribündeki "ailesinin" görmesini istediği buydu.
Galiba "aile" de hatasını anlamış, bir kısmı yoktu. Gelenlerin çiçekleri iyi de bir gün önce Beşiktaş seyircisi Fenerbahçe'nin esamesini okumazken Şenol Güneş'e küfür neyin nesiydi?
Bu sezon Fenerbahçe maçlarında geçerli olan "ilk devreyi uyumadan atlatanlar ikinci devre heyecanlı futbol izleyebilir kuralı" Antalya karşısında geçerli değildi!
Fenerbahçe başlama düdüğü ile birlikte parlamaya başladı. Sürekli yıldız ışığı vardı Fenerbahçe'de... Çünkü bir yıldız parlamayı bıraktığında diğeri ışıldıyordu.
Önce Aatif göz kamaştırdı. O söndüğü anlarda Soldado-Giuliano'dan oluşan hücum merkezi, onlar göz kırptığında Dirar ortaya çıktı. Hatta Antalya'nın oyuna döndüğü ilk yarının son dakikalarında Volkan bile katıldı...
İlk gol 14. dakikadaydı. Fenerbahçe'nin ilk golü kaleyi bulan son dört şutu gol olan Aatif'ın ayağından geldi.
Bu sıradan bir gol değildi. Fenerbahçe'nin "perşembeye" takılıp kalmadığını, oynama arzusunu da gösteriyordu. Çünkü Aatif'ın başlatıp Aatif'ın bitirdiği golden önce Fenerbahçe iki kere kanat değiştirip stoperlerden kurulu rakip savunmayı darmadağın etti.
Ardından Giuliano'nun ikinci asisti ve Soldado'nun becerisiyle 2-0 öne geçti Fenerbahçe.
Dört dakika sonra skor 2,5-0 oldu!..
Nasıl mı?... Fenerbahçe'nin iki kronik talihsizliğinden biri ile... Yani hakem.
Fenerbahçe'nin kazandığı korner Roman'ın kafasıyla gol olurken yardımcı hakem daha önce topa dokunduğunu sandığı Josef'e ofsayt bayrağı kaldırdı ve gol gümbürtüye gitti.
Kararın zararı bu kadar değildi... İşte bu pozisyon Antalya-spor'u oyuna döndürendi... Konuk takım silkindi ve maç başından beri Fenerbahçe baskısından yapamadığı kanat beklerini oyuna katmayı, Doukara ile Fenerbahçe stoperlerini rahatsız etmeyi denemeye başladı. Hakan'ı Charles'a rakip sahada boş alanlar yarattı.
Maçı, özellikle ilk yarıyı sıra dışı kılan, Fenerbahçe'nin haftalarca yakındığı hakem hataları ile bireysel hata örneklerinden ikisinin birden 45 dakikaya sığmasıydı. Antalya toparlandığında Fenerbahçe'nin koca sezondaki en büyük baş belası "bireysel hata" hortlayınca Antalyaspor skoru 2-1 yaptı.
Kısa bir süre de olsa eski telaşlı günlerine döndü Fenerbahçe.
Antalya'nın beraberlik arzusu maçın ikinci devresinde de devam etti. Aslında bunu planlayan Fenerbahçe'ydi. Çünkü Fenerbahçe yarısı geriye yaslanmış yarısı öne çıkmış başladı devreye. Yani rakibi gole davet edercesine.
Antalyaspor tuzağa düşmüştü. Gol peşindeki rakibin bıraktığı geniş alanlar Fenerbahçe yetenekleri için biçilmiş kaftandı. İlk yarıda pek ışıldamayan Dirar- Şener kulvarı kıvılcımlanınca, sürekli gezip savunmanın dengesini bozan Soldado devreye girince, onlara Aatif'ın gayretli futbolu eklenince Fenerbahçe'nin yeniden oyuna dönmesi kaçınılmazdı. Giuliano 62. dakikada skoru 3-1'e getirdi.
Aykut Kocaman da Aatif'ın futbolundan memnun olmalıydı ki, 71'de Valbuena'yı oyuna alırken Aatif'ı çıkarmadı bu kez. Janssen'i ise Soldado'nun yerine sokup kalan haftalara hazırlamak istedi.
Bu değişiklikler maçın kalan yirmi dakikası renk kattı Fenerbahçe'ye.
Valbuena'nın "kafayı çalıştırın, beni yok sayamazsınız" mesajıyla birlikte Antalya kalesine gönderdiği son dakika golü bu bölümün özetiydi.
Aslında Antalyaspor maçı Fenerbahçe için "kazanılması gereken son sekiz maç hedefinin" dışında özellikler taşıyordu... Bunun başında dört gün önceki kupa maçında yaşananların futbolcuları ve tribünleri nasıl/ne kadar etkilediğinin anlaşılması vardı.
Belli oldu ki, futbolcular tanık oldukları "aile içi şiddete" kafayı takmamışlar... Seyirci ise her şeyi geride bırakmak istiyor.
Keşke bu kadar kolay olsa... Ödenmesi gereken bedeller var.
Tırmanma etabı! - Ediz Sırapınar / Milliyet
Hafta içi Beşiktaş derbisinde yaşanan olayların Fenerbahçe'de nasıl bir iz bıraktığını herkes merakla bekliyordu... Aykut Kocaman da bu konuda endişeliydi. Öyle ki maç öncesi yayıncı kuruluşa röportaj verirken soyunma odasında olayları konuşmaktan 23 Nisan'ı kutlamayı unutma noktasına geldiğini açıkca itiraf ediyordu...
Yani dört gündür Samandıra'daki motivasyon konuşmaları yeterli görülmemiş, son bir uyarıya daha ihtiyaç duyulmuştu... Korku hocanın yüzüne yansımıştı ve resmen "bir gol olsun bizim olsun" kanaatkarlığındaydı... Haklı da sayılırdı. Karşılarında son iki deplasmandan galibiyet çıkaran, kendine güvenli, kümede kalma adına puana aç bir Antalyaspor vardı... Tam da Fenerbahçe hızını almış öndeki rakiplerini tehdit etmeye başlamışken...
Ancak ilk düdükten itibaren konsantrasyonu yüksek, tempoyu istediği gibi ayarlayan, topa hükmeden bir Fenerbahçe izliyorduk. Bu kararlı, iştahlı, akıcı oyunun karşılığında da Aatif ve Soldado'nun golleri geldi. Maçın daha ilk yarıdan kopmasını ise önce Neustadter'in net golüne ofsayt bayrağı kaldıran yardımcı hakem, ardından da bu sezonki "bireysel hatalar" kervanına bir halka daha ekleyen Skrtel engelledi. Slovak savunmacının oyun kurarken kaptırdığı top hem maçı başa döndürdü, hem de Antalyaspor'un moralini köpürttü...
Skoru 2-1'e getiren konuk takım devrenin sonlarına doğru beraberlik için ailece yüklenirken arkada geniş boşluklar bıraktı... Fenerbahçe bu ikramları geri çevirince sıkıntılı geçmesi beklenen bir ikinci yarıya çanak tuttu...
Antalyaspor 45 ila 55 arasındaki 10 dakikalık bölümde Fenerbahçe tribünlerini biraz endişelendirse de savunmayı öne çeken ve dönen topları ön alan baskısıyla kazanmaya başlayan ev sahibi üsü üste ciddi tehlikeler yarattı. Bunların birinde Giuliano galibiyeti perçinledi.
Son bölümlerde lig sonunda oluşacak averaj hesaplarını da düşünen sarı-lacivertli ekip daha farklı bir skor için üretmeye devam etti. Ve sonradan oyuna giren Valbuena ile kısmen istediğini aldı... Kısmen diyoruz çünkü çok daha fazlasını da atabilirdi...
Dün gece bir gol iki asistlik performansla oynayan Giuliano'nun ve çalışkan Aatif'ın haklarını teslim edelim ancak asıl alkışı Soldado'ya gönderelim. İspanyol golcü bir santrforun nasıl olması gerektiğini gösteren nefis bir resital sundu... Boş alan koşuları, etkili pasları, vuruş ustalığı kadar hücuma yön veren zekası kusursuzdu... Attığı klas gol emeğinin karşılığı oldu...
Fenerbahçe şampiyonluk umutlarını bir şekilde koruyor. Sabırla ön grubun hata yapmasını bekliyor... Ligin 31. haftası bisiklet turlarının en zorlu "tırmanma etabına" çok benziyor. Galatasaray-Beşiktaş derbisi, Osmanlı-Başakşehir ve Kasımpaşa-Fenerbahçe mücadelesi bu tırmanma etabına kimin gücünün yeteceğini, kimlerin arkada kalacağını bizlere gösterecek... Fotoğraf biraz daha belirginleşecek...
Sonuna kadar - Ersin Düzen / Vatan
DERBİ travmasından sonra, F.Bahçe camiası kenetlendi. Stada gelen taraftarlar, geçmiş haftalara göre daha coşkuluydu ve takımlarına itici güç oldu. Ancak maç boyunca Beşiktaş Teknik Direktörü Şenol Güneş'e edilen küfürler kabul edilemez!
BİZİM ülkede, en çok küfür eden, kendini en iyi taraftar zannediyor, oysa acizlikten başka bir şey değil! Bunu sadece F.Bahçe'yi kastederek söylemiyorum, bir çok statta başkan Aziz Yıldırım'a, bazı futbolculara da küfür ediliyor. Elde ettikleri hiçbir şey yok, sadece kendi takımlarına ceza aldırarak zarar veriyorlar!
MAÇA gelirsek; F.Bahçe daha ilk dakikadan itibaren kazanma arzusunu gösterdi, 1 ve 2. bölgedeki baskı ile Antalyaspor'a top göstermedi. Sadece pres yoktu. Daha hızlı oynayan ve daha fazla adamla hücum eden sarı-lacivertliler ilk 30 dakika keyif verdi.
SON haftaların formda ismi Aatif, yine sıra dışı bir gol atarak perdeyi açtı. Hemen sonrasında Soldado'nun 1. sınıf koşusuna Giuliano, nefis bir asist yaptı.
TEHLİKE YAŞAMADI
GÜZEL goller stadı daha fazla coşturmuşken, yardımcı hakem ciddi bir hata yaparak nizami gole ofsayt verdi. 3-0 olsa maç tamamen kopardı ancak hemen ardından Skrtel'in hatası ile Antalya maça yeniden ortak oldu. Her şeye rağmen F.Bahçe ilk yarıda 3'ü, 4'ü bulabilirdi.
İKİNCİ yarıda biraz daha kontrollü oyunu tercih eden F.Bahçe, kalesinde neredeyse tehlike yaşamadı. Ligde, fizik gücünü en iyi kullanan takım olan sarı-lacivertliler, son ana kadar ayakta kaldı ve rakibini sık sık hataya zorladı. Skor 3-1 olsa da aynı disiplinle devam etti. Eğer, basit pas hataları olmasa, maç daha erken kopabilirdi.
F.BAHÇE, rakiplerinin kazandığı haftada yoluna bol gollü galibiyetle devam ediyor. Haftaya derbi var ve çıkacak sonuca göre sarı-lacivertlilerin şampiyonluk şansı artabilir de, azalabilir de. Unutmamalı ki, ligin 2.'si olmak da çok önemli...
F.Bahçe bundan sonra kaybetmez - Ahmet Çakar / Sabah
Dün gece maç mı izledik, küfür kafir mi dinledik pek anlayamadım... Fenerbahçe taraftarının 90 dakika boyunca Beşiktaş'a, Şenol Güneş'e ve rahmetli Süleyman Seba'ya yönelttikleri ağır küfürleri kabul etmek mümkün değil. Bunu söyleyip maça geçelim...
İlk 20 dakika Fenerbahçe, bütün inisiyatifi ele aldı, iki gol attı, hatta üçüncüyü de attı ama hakem yardımcısının yanlış kararıyla nizami golü iptal etti. Ondan sonra da devre sonuna kadar kontrol Antalyaspor'a geçti.
Aatif, enteresan goller atıyor. Dün gece de çok güzel bir gol attı. Soldado da öyle...
İspanyol oyuncunun gol sayısı az ama Türkiye'de vuruş taktiği ve gol kokusunu alma konusundaki en önemli golcü. İlk yarının sonunda Fenerbahçe'nin kronik hastalığı bir kez daha ortaya çıktı, Skrtel'in yaptığı amatör bir oyuncunun bile yapmayacağı bireysel hata ile Antalyaspor'un golü geldi.
Düşünebiliyor musunuz maç 3-0 olup orada bitecekken önce yardımcı hakemin yanlış kararı, sonra da Skrtel'in Antalyaspor'a ikram ettiği gol, rakibin maça tutunmasını sağladı.
İkinci yarı birşey olabilir mi diye düşündük ama Antalyaspor kötü bir takım... Belki de şu anda Karabükspor'la birlikte Süper Lig'in en dirençsiz, en fazla hata yapan takımı. Nitekim ikinci yarıda Fenerbahçe'nin üçüncü golü yine hatalar silsilesiyle geldi. Antalyaspor ayağındaki topu Fenerbahçe'ye verdi, Dirar-Giuliano işbirliği ile sarı-lacivertli takım üçüncü golü attı ve maç orada bitti.
Süper yedek Valbuena da oyuna girip son golü atınca Fenerbahçe, zaten kağıt üzerinde favori olduğu maçı sorunsuz kazandı.
Şampiyonluk yarışında Fenerbahçe rakiplerini takip etmeyi sürdürüyor ama yapabilecekleri pek fazla bir şey yok. Sadece bekleyecekler. Üstekiler puan kaybederse Fenerbahçe yukarı çıkacak. Ve Fenerbahçe'nin bundan sonra da puan kaybedeceğini hiç düşünmüyorum.
Allah Antalyaspor'a kolaylık versin...
Puan olarak birkaç takımın üzerindeler ama kalite olarak asla Osmanlıspor, Atiker Konyaspor ya da Aytemiz Alanya'dan iyi değiller...
Fernandao'nun suçu neydi - Ömer Üründül / Milliyet
Dün gece Kadıköy'de yüksek tempolu, bol pozisyonlu bir ilk yarı izledik. Fenerbahçe maça hızlı, atak ve etkili başladı. Antalyaspor pres yapıyor, mücadele ediyor ama top kullanamıyordu. Bu da istekli Fenerbahçe'ye hücumda devamlılık şansı veriyordu. Baskılı ve çabuk futbolla iki güzel gol bulundu. Ardından da Neustadter'in üçüncü golü yardımcı hakemin büyük hatası ile geçerli sayılmadı. Bu dakikadan sonra Antalyaspor takım halinde biraz hareketlendi. Bilhassa sağ kulvarda Sangare, maç başından beri olumlu icraatlar yapıyordu. Skrtel ile Neustadter ikilisinin hatası ile fark bire inince morallenen Antalyaspor ofansif açıdan Fenerbahçe'yi zorlamaya başladı. Fenerbahçe sıkıntılar yaşadığı dönemde ani bir atakta çok net pozisyonu değerlendiremedi.
İkinci yarı Antalyaspor'un kontrolünde başladı. Fenerbahçe'de de bir durgunluk vardı. Bu arada büyük ihtimalle Aykut Kocaman, Sangare'nin ilk yarıdaki performansını görüp devre arasında Hasan Ali'yi dikkatli olması için uyarmıştı. Hasan Ali ikinci yarıda Sangare'ye çok yakın oynamaya başlayıp, onun aksiyonlarını bozdu.
Antalyaspor riskli oyunda üç basit top kaybı yaptı. Bunlar Fenerbahçe için pozisyon imkanı idi. İkisini değerlendiremediler ama üçüncü de takımı rahatlatan golü buldular. Ve de ondan sonra oyunu idare edip zaman zaman da etkili ataklara devam edip, 90. dakikada Valbuena'nın golü ile 3 puanı aldılar. Fenerbahçe'nin dün en önemli artısı tempolu, mücadeleci ve istekli futboldu. Tek başına bir oyuncuyu öne çıkarmayalım, takım olarak görevlerin başarı ile paylaşıldığını söyleyelim Fenerbahçe'de...
Giuliano sahada her zamanki gibi fazla görünmedi ama 1 gol atıp, 3 golün de asistini yaptı. Aatif ve Dirar'ın da kulvarlarında ileri geri devamlılıkları olumluydu. İki farktan sonra Aykut Kocaman, Valbuena hamlesi ile Dirar'ı kenara aldı. Ama kötü oynadığı için değil çünkü tam tersine Dirar iyiydi. Kocaman bu sefer de Aatif'i çıkarmayayım dedi herhalde!
Ama yine Kocaman'a bir eleştiri getireceğim. Fernandao ne yaptı da yine yedek kaldı? Tamam Soldado ilk tercihi onu anladım ama 4 ay sakatlıkla boğuşan Janssen'i oyuna almak Fernandao'yu bitirmek demektir. Ayrıca Janssen'in kiralık olduğunu ve 4 maç sonra ayrılacağını da unutmayalım.
‘Fenerbahçe forveti' - Serdar Ali Çelikler / Habertürk
Aslında hep aynı şeyleri yazıp söylüyoruz. Fikrimiz neyse zikrimiz de o. F.Bahçe kaliteli ayaklara alışmış bir camiadır. Savunma oyuncularından adanmışlık, kalecisinden maç kurtarma, orta saha oyuncularından atletizm bekler Fenerbahçeli.. Hücum hattı oyuncularından ise gol ve asist.
Bu özellikler olmadı mı Maldonado ve Murat Yakın gibi pas isabet kralı da olsanız benimsenmezsiniz. Mosheou gibi çok teknik bir oyuncu da olsanız skora katkınız az olduğundan 10 numarayı yakıştırmazlar size. İsterseniz dünyanın en kuvvetli forveti olun Emenike gibi futbol cahilinin F.Bahçe'nin 9 numarası olması mümkün değildir.
O yüzden Fenerbahçeli, Valbuena gibi Giuliano gibi isimleri sever. Aykut Kocaman'ın Fenerbahçeli taraftarların büyük bir bölümü tarafından teveccüh görmemesi, göremeyecek olması da bu bakış açısı farklılığındandır.
Dün, F.Bahçe'nin öndeki 4'lüsü Fenerbahçe'nin futbolcuları gibi oynadılar. Son 3 haftadır skor katkısı veren Aatif çok şık bir gol attı. Sonra Giu, harika bir ara top attı ve Soldado 2'ledi. Dirar da Giu'ya "Al da at" pası verdi ama Giu gol yapamadı. Sonra kazma stoperlerin son temsilcilerinden Skrtel'in hatasıyla saçma bir durum oluştu ve fark 1'e indi. Neyse ki Antalya ligin en kötü takımlarından biri. Planları yok, taktikleri belli değil, oyuncu kaliteleri de tartışmalı. F.Bahçe genelde bu tür durumlarda strese girip zorlanabilirdi ama öyle olmadı. Yine güzel bir üçlü oyun ile Dirar bu kez Giuliano'ya golü attırdı. Öndeki 4'lünün gerçekten ‘Fenerbahçe Forveti' gibi oynadığı maçı F.Bahçe strese girmeden rahat bir şekilde kazandı.
Skor 3-1 olmasına rağmen Antalya o kadar yoktu ki oyunda, Kocaman gibi temkinli hoca bile Janssen'i ve Valbuena'yı oyuna aldı.
F.Bahçe açısından kolay ve güzel bir 3 puandı. Skrtel ve Topal dışında herkes iyi oynadı. Ama Giuliano ve Soldado'yu biraz daha öne çıkarabiliriz. Görünen o ki F.Bahçe haftaya Kasımpaşa'yı yenebilirse ligi 72 puanla tamamlayacak. Bu puan neye yetecek hep birlikte göreceğiz.
DIRAR
Bence sağ bek oynar. Hücum kanadı olacak yeterlilikte değil. Ama dün çok özverili oynadı. Performansı ile bu kürsüyü hak etti.
ANTALYASPOR
35 puanda olmaları mucize. Planı olmayan savruk bir takım.
Bu yarışta her gol önemli - Rıdvan Dilmen / Sabah
Perşembe akşamı çok tartışmalı bir kupa maçı oynadı Fenerbahçe... Yarıda kalan kaşılaşmanın yankıları hala devam ediyor. Üstüne üstlük cuma günü Başakşehir, cumartesi Galatasaray, pazar da Beşiktaş, kayıpsız geçti maçlarını... Fenerbahçe, dün Antalyaspor karşısında 90 dakikayı berabere bile bitirse, şampiyonluk yolunda mesafenin kısalması nedeniyle yarıştan kopmuş olacaktı. Sahaya da bu bilinçle çıktı.
İlk 10 dakika sanki bu durumlardan etkilenmiş gibi çok fazla temkinliydi ama Aatif'ın geliştirip bitirdiği (oyun yönünü değiştirdi) daha da önemlisi yerde kaldığı pozisyonda derhal kalkıp, hücuma destek verip attığı gol takımı rahatlattı ve üzerlerindeki baskıyı aldı. Hemen ardından gelen ikinci gol, Fenerbahçe'yi ilk 20 dakikada maçı koparan pozisyonuna getirdi. Üçüncü golünü de atmıştı ama yardımcı hakem devreye girdi. Nizami golü vermedi. Bu da yetmedi Skrtel dedi ki, "Ben Antalya'yı maça bir ortak edeyim..."
Skor 2-1'e gelince, soyunma odasına gidene kadar Hamza Hamzaoğlu hoca ve Antalyaspor için oyuna tutunma şansı arttı.
İkinci yarı Fenerbahçe, ilk 10 dakika gibi değildi. Bu kez üçüncüyü bulmak adına etkili hücumlar yapmaya başladı. Hızlı oynamaya çalıştı. Gol için ısrar etti ve amacına ulaştı. Daha sonra teknik direktör Aykut Kocaman, taktiksel değil ama aynı taktik içinde Aatif'ı sağa çekip, Dirar'ı çıkartarak yerine Valbuena'yı aldı, Soldado'yu çıkarıp Janssen'i aldı ve ataklarına devam etti. Fenerbahçe skoru rahatlattıktan sonra kontrollüydü. Aslında her golün öneminin olduğunu anlayabilmeli. Tabii ki ikili averaj önemli ama puan kayıpları kapanabilir.
Sonuç olarak saha içi olaylarına, 3 rakibin birden kazanmasının verdiği psikolojik baskıya rağmen Fenerbahçe yarışın içinde kalmayı bildi. Şimdi önümüzdeki hafta büyük önem taşıyor. Galatasaray ile Beşiktaş'ın oynayacağı haftada Fenerbahçe, Kasımpaşa ile daha erken oynayacak ve sonucu bekleyecek. Sarı lacivertlilerin alacağı sonuç derbinin gidişatını da etkileyecektir.
Amansız takip - İlker Yağcıoğlu / Takvim
Perşembe akşamı yaşanan olayların ardından Fenerbahçe'nin dün gece maça vereceği tepkiyi merak ediyordum. Şunu gördüm. Oyuncular, işlerini son derece ciddiye almış, kalan bütün maçları kazanma hedefine sımsıkı sarılmış. İlk devre skor çok rahat 4-5 gole ulaşabilirdi. Yan hakem öyle bir gol iptal etti ki uzun süre sebebini anlamakta zorlandık. Ofansif yönden eleştiri en Fenerbahçe belki de bu sezon en çokpozisyona girdiği maçlarından birini oynadı. Solda- do ve Aatıf'ın formu, Giuliano'nun ve onlara katılan Dirar'ın çok etkili oyunlarıyla Fenerbahçe hücumda çok iyi bir maç oynadı. Skorun 2-1'e gelmesi belki sonucu değiştirmedi ama az da olsa Fenerbahçe'yi strese soktu. Antalya'nın golü aslında bu sezon sıkça şahit olduğumuz bireysel hataların bir diğeriydi.
KASIMPAŞA ÇOK KRİTİK
Herkesin aklı federasyonun vereceği karardayken oyuncuların ortaya koyduğu bu performans bence çok etkileyiciydi. 8'de 8 hedefiyle ligin son virajına giren Fenerbahçe zirve yarışı takibini sürdürüyor. Hafta sonu bütün rakiplerine yaklaşma şansına sahip. Kasımpaşa'dan alınacak 3 puan son 3 haftayı çok heyecanlı bir hale getirecektir.
MAÇIN iYiSi: GIULIANO
Çok etkiliydi. Hem attı hem de attırdı.
MAÇIN EN KÖTÜSÜ: MAICON
Şener ve Dirar'ın önünde silik kaldı..