Erdoğan: Hafter önce evet dedi, sonra imzalamadan Moskova'dan kaçtı bundan sonrası Putin ve ekibine ait

TBMM'de AK Parti grup toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Dün Moskova'da yapılan görüşmelerde Trablus hükümeti yapıcı tavır gösterdi. Buna rağmen darbeci Hafter ateşkesi imzalamaya yanaşmadı. Önce 'evet' dedi, sonra Moskova'yı terk etti, kaçtı. Bundan sonrası sayın Putin ve onun ekibine ait " dedi.

Takip et

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Tayyip Erdoğan partisinin grup toplantısında, eski CHP genel Başkanı Deniz Baykal’a Libya konusundaki tavrı nedeniyle teşekkür etti.

Partisinin TBMM'deki grup toplantısında konuşan Erdoğan, “Cumhur ittifakındaki ortağımız sayın Devlet Bahçeli'ye izlediğimiz politikaya verdiği güçlü destek için teşekkür ediyorum. CHP eski Genel Başkanı eski Deniz Baykal'a da Libya konusunda gösterdiği devlet adamı tavrı için teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Erdoğan, "Suriye, Libya, Akdeniz'de macera peşinde değiliz. Hele hele emperyal heveslerimiz hiç yoktur. Gözümüz petrol ve para hırsıyla kör olmuş da değildir. Tek amacımız kendimizin ve kardeşlerimizin hakkını, hukukunu, geleceğini korumaktır" dedi.

Cumhurbaşkanı sözlerine şöyle devam etti:

Daha dün Doğu Akdeniz'de herkes var Türkiye yok diyen birileri ülkemizin Doğu Akdeniz'de attığı adımlara karşı çıkıyorsa da böyle vicdanlı siyasetçiler yapılan işin hakkını ancak teslim edebiliyor. 

"MİLLETİMİZE HAVALE EDİYORUM"

8 Ocak’ta Türkiye’ye gelen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in İstanbul Havalimanı’na inemediği iddiasına tepki gösteren Erdoğan, “Yalana sarılana kadar ülkemizin menfaatlerine sahip çıkamayanları milletimize havale ediyorum” diye konuştu.

Deniz Baykal, Türkiye’nin Libya’ya asker gönderme kararını “Dış politika hamasetle ve husumetle olmaz. Libya'nın daha önceden yanında olmalıydık. Nasıl hata yapılıyor diye bakmamız lazımdı” ifadesiyle değerlendirmişti.

Suriye, Libya, Akdeniz'de macera peşinde değiliz. Hele hele emperyal heveslerimiz hiç yoktur. Gözümüz petrol ve para hırsıyla kör olmuş da değildir. Tek amacımız kendimizin ve kardeşlerimizin hakkını, hukukunu, geleceğini korumaktır.

BAHÇELİ'YE ŞÜKRAN BAYKAL'A TEŞEKKÜR

İzlediğimiz politikaya destek veren Devlet Bahçeli'ye şükranlarımı sunuyorum. eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'a da Libya konusundaki tavrı dolayısıyla teşekkür ediyorum.

Barış Pınarı harekat bölgesinde terör örgütü küçük çaplı saldırılarını halen sürdürüyor. Biz ahdimize bağlıyız. Şu anda bize verilen sözlerle sahadaki durum arasında büyük farklılıklar bulunuyor. gerekirse harekatlar kaldığı yerden sürer. 

İDLİB MESELESİ

Rejimin saldırılarından kaçan 400 bin İdlibli Türkiye'ye doğru harekete geçti. Dünyaya sesleniyorum, bu mazlumların ne zaman yanında yer alacaksınız? BM ne zaman görev bilinciyle adım atacak? Söylememize rağmen atılan bir adım yok. Geçtiğimiz günlerde Rus muhataplarımızla görüşmelerimiz neticesinde İdlib'de yeni bir ateşkes ilanında başarılı olduk. Bundan önceki ateşkesleri bozan hep rejimdi. Bu defa durum farklı. Siyasi sürecin ilerlemesini engellemeye çalışan rejimi kan döken eylemlerinden vazgeçirmek herkesin sorumluluğu. Gerekirse rejimin ateşkesi bozma girişimlerini bizzat önlemekte kararlıyız.

"LİBYA BİZE UZAK DEĞİL"

Libya harita üzerinde uzak gözükebilir ama bizim için uzak bir yer değildir. Osmanlı'nın önemli bir parçası olmuştur. Libya ile derin tarihi ve sosyal bağlarımız vardır. Kimse bizden ülkemizden yardım isteyen Libyalı kardeşlerimize sırtımızı dönmemizi bekleyemez. Bu ülkede darbeci Hafter'e tabi olmayan kardeşlerimiz var. Hafter onları yok etmek istiyor. Hafter'in etnik temizliğe tabi tuttuğu Osmanlı bakiyesi Köroğlu Türkleri de var. Hafter onları da yok etmenin peşinde.

"LİBYA'DAKİ ECDAD TORUNLARINA SAHİP ÇIKMALIYIZ"

Libya'daki ecdad torunlarına sahip çıkmak görevimiz. Amacımız Libya'daki tüm kardeşlerimize karşı sorumluluklarımızın farkındayız. Bizim de zor günlerde onların yanında olmamız gerekiyor. Bu ülkedeki Türk varlığından habersiz olanları gördükçe milletimiz adına üzülüyoruz.

"HAFTER İMZALAMADAN KAÇTI BUNDAN SONRASI PUTİN VE EKİBİNE AİT"

Türkiye ve Rusya olarak başlattığımız inisiyatifle epey gayret gösterdik. Dün Moskova'da yapılan görüşmelerde Trablus hükümeti yapıcı tavır gösterdi. Buna rağmen darbeci Hafter ateşkesi imzalamaya yanaşmadı. Önce 'evet' dedi, sonra Moskova'yı terk etti, kaçtı. Bundan sonrası sayın Putin ve onun ekibine ait. Biz sözmüzün arkasında durduk, ama darbeci Hafter masayı terk etti. Sürdüğü şartlar gerçek yüzünü gösteriyor. Ateşkesi reddetmesi bizi hiç şaşırtmadı.

"DARBECİ HAFTER'E HAK ETTİĞİ DERSİ VERMEKTEN GERİ DURMAYACAĞIZ"

Önümüzdeki günlerde darbeci Hafter ile ülkenin meşru yönetimi arasında yapılacak tercihleri dikkatle takip edeceğiz. Ülkenin meşru yönetimine ve Libya'daki kardeşlerimize saldırılarını sürdürmesi halinde, darbeci Hafter'e hak ettiği dersi vermekten de asla geri durmayacağız.

KANAL İSTANBUL TARTIŞMALARI

Montrö Sözleşmesine göre gemi trafiğini engelleme hakkımız bulunmuyor. Şehrin iki yakasındaki deniz trafiğini engellemek de mümkün değil. Ülkemizi Boğaz'daki bu tehlikeli sorunla başbaşa bırakamayacağımıza göre alternatif üretmeliyiz. 2011 yılında milletimize sözünü verdik. 2023 hedeflerimizden biri olan Kanal İstanbul'u yapmakta geç bile kaldık. Kanal İstanbul projesinin finansmanında herhangi bir sorun yaşamayacağımıza inanıyoruz. Öyle zincirleme yapmakla falan bu projeyi engelleyemezsiniz.

"PARTİMİZDE HİÇ BİR GÖREV KİMSENİN TAPULU MALI DEĞİLDİR"

Eser üretmeye çalışırken parti faaliyetlerini de ihmal etmiyoruz. 82 milyon vatandaşımızın her birine ulaşmamız gerekiyor. Vatandaşlarımıza hedeflerimizi ve icraatlarımızı anlatmadıkça görevimizi yerine getirmiş olmayız. Partimizde hiçbir görev kimsenin tapulu malı değildir. İşinin hakkını veremeyenin yerini bunu yapabilecek olan alır.

"HADİ GİT DİYARBAKIR'A"

Ana muhalefet bunların ikizi durumundaki partiyle tiyatro izliyorlar. Terörden cezaevinde yatan şahsın eserini birlikte izliyorlar. Hani diyordu ya tiyatro diye siz kendiniz tiyatrosunuz. eğer sıkıyorsa çık Diyarbakır'a git oradaki annelerin gözyaşlarına ortak ol. Onların yavrularını da dirsek temasında yürüdüklerin kaçırdı. hadi git Diyarbakır'a. Onların böyle bir derdi sıkıntısı yok.

Bölücü terör örgütü, 35 yılı aşkın süredir, askerimizin, polisimizin, korucumuzun, öğretmenimizin, din görevlimizin, en çok da Kürt kardeşlerimizin kanını dökerek varlığını sürdürdü.  Baskıyla, tehditle, kandırarak dağa çıkardığı binlerce Kürt gencinin katili de bu örgüttür. Diyarbakır anneleri, evlatlarına kavuşmak için yaktıkları ışıkla terör örgütünün işte bu karanlık yüzünü ifşa ettiler.

"YARASI OLMAYANIN YARİ OLMAZ"

Terör örgütü, sadece sınırlarımız içinde kan dökmekle kalmamış, sınırlarımız dışından da aynı vahşete devam etmiştir. Ana muhalefetin başı ise onları savunuyor, hala savunmaya devam ediyor. Teröristler, çukur eylemleri sırasında etek giyip yüzlerine yemeni takarak saklanmışlardı.

Barış Pınarı Harekatı başladığında ise korkakların ne olduğunu bir kez daha gördük. Operasyon alanı dışındaki sınır şehirlerimize Suriye topraklarından attıkları bombalarla gösterdiler. Kahraman güvenlik güçlerimizin ve Suriye Milli Ordusunun karşısına çıkmaya cesaret edemeyen hainler, sivilleri hedef aldılar. Bu saldırılarda 22 sivil vatandaşımız şehit oldu, 189’u da yaralandı.

İşte bunlardan biri de Mardin-Nusaybin’de şehit olan Mehmet Şirin Demir’dir. Şimdi önümde gördüğünüz bu saksı, onun kabrindeki topraktan alınmış, bu saksı yapılmış, kızı da bunu bana getirdi.

Esnaf olan Mehmet kardeşimiz, sınır ötesinden atılan bir havan mermisiyle yaralananlara yardım ederken, ikinci havan mermisinin hedefi olmuş ve şehadet mertebesine erişmiştir. Bu vesileyle sivil, güvenlik görevlisi ve Suriye Milli Ordusu mensubu tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı, gazilerimize sağlık ve afiyet diliyorum.

Mehmet kardeşimiz, şehadetinden bir süre önce kızı Gülay’a bir çiçek hediye etmişti. Gülay kızımıza babası, "yarası olmayanın yari olmaz" demişti. Evet, Gülay kızımızın bir baba yarası var. Ama işte bu salonda onun yarasına yarenlik eden, her kökenden, her şehirden, her meşrepten yüzlerce kardeşi de var.

Gülay kızımız, görevi gereği gittiği 81 vilayetimizden aldığı topraklara, babasının mezarından getirdiği toprağı da ilave ederek gözü gibi baktığı işte bu çiçeği, bize hediye etti. Kızımız 81 vilayetten bu toprakları toplarken babası ona, “Bu ülkenin her yeri senin memleketin, vatanına, bayrağına sahip çık” diye nasihat etmişti.

Biz de şehidimizin ve onun biricik kızının emaneti olan, birliğimizin, beraberliğimizin, kardeşliğimizin sembolü gördüğümüz bu çiçeği, evimizin ve kalbimizin en mutena köşesinde yerleştirdik.

Şehit yakınlarımız ve gazilerimiz başımızın tacıdır. Onların her meselesiyle ilgilenmek en başta gelen görevimizdir. Bazı gazilerimizin vazife malulü aylığıyla ilgili teknik sıkıntılar vardı. Bu sıkıntıları çözecek yasal düzenleme en kısa sürede Meclis’e geliyor.

15 Temmuz darbe girişiminin ardından kuruluşuna karar verdiğimiz Türkiye Şehit Yakınları ve Gaziler Dayanışma Vakfının yönetimi oluşturuldu. Şehit yakınları ile gazilerimiz ile aileleri için kullanılacak kaynak da vakfımızın hesabına aktarıldı. İnşallah bundan sonra şehit yakınlarımız ve gazilerimiz ile ailelerine verilecek hizmetler bu vakıf üzerinden yürütülecek.

Bu duygularla sözlerime son verirken, sizlere bu haftaki Meclis çalışmalarında başarılar diliyorum. Hepinize sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum.

SONRAKİ HABER