Ekrem İmamoğlu'ndan Kılıçdaroğlu'na çok ağır sözler: "Erdoğan'dan emir alıyor"

Ekrem İmamoğlu, Kemal Kılıçdaroğlu'nun mahkeme kararıyla CHP'ye getirtilmesine tepki gösterdi. Kılıçdaroğlu için "Emir aldığı, her söylediğini koşa koşa yaptığı Erdoğan" diyen İmamoğlu, yaşananları parti içi tartışma olarak değil, "iktidar eliyle yürütülen bir müdahale" olarak yorumladı.

Ekrem İmamoğlu'ndan Kılıçdaroğlu'na çok ağır sözler: "Erdoğan'dan emir alıyor"

Cumhuriyet Halk Partisinin (CHP) cumhurbaşkanı adayı ve tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Silivri'den T24 yazarı Murat Sabuncu'nun sorularını yanıtladı.

Kemal Kılıçdaroğlu'nun mahkeme kararıyla genel başkanlık koltuğuna atanmasında delegelerin iradesinin hiçe sayıldığını vurgulayan İmamoğlu, mahkeme kararıyla partinin şekillendirilmeye çalışılmasına tepki gösterdi:

"Cumhuriyet Halk Partisinin başına, delegelerin iradesiyle değil; sarayın yargı marifetiyle kurduğu operasyonla taşınan bir yönetim anlayışının demokrasiyle hiçbir ilgisi yoktur. Bunu kim yaparsa yapsın, adı bellidir: Siyasi kayyımlık. Milletin sandıkta vermediği yetkiyi mahkeme koridorlarından devşirmeye çalışmak, siyaseten de vicdanen, ahlaken de meşru değildir."

"DÂHİLİ BEDHAH KAYYIM: İÇERİDEN TESLİM ALMAK İSTİYORLAR"

İmamoğlu, parti içindeki bu yapıyı "dâhili bedhah" olarak nitelendirdi. CHP'nin dış güçler veya iktidar eliyle yıkılamadığı için içeriden kuşatılmak istendiğini öne süren İmamoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Dâhili bedhah kayyım” diyorum ben ona. Çünkü bu partiyi dışarıdan yıkamayanlar, şimdi içeriden teslim almak istiyor. Yanlış mı? Hiç değil! Ama herkesin şunu bilmesini isterim: Cumhuriyet Halk Partisi, sarayın hukuk mühendisliğiyle ele geçirilecek bir yapı değildir. Bu parti, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün millet egemenliği üzerine kurduğu bir direniş partisidir."

Mevcut genel merkez binasının meşruiyetini yitirdiğini savunan İmamoğlu, asıl mücadelenin sokakta ve meydanlarda süreceğini ilan etti. Mevcut yönetime adeta kapıyı gösteren İmamoğlu, "Cumhuriyet Halk Partisi’nin genel merkezi, adalet yerini bulana ve delegenin iradesi ortaya koyulana kadar o bina değildir. CHP’nin genel merkezi artık bütün partililerimizin ruhunu ve yüreğini taşıdığı meydanlardır. Şimdi otursunlar, boş duvarlara baksınlar. Darbeye direnenleri izlesinler" diyerek adalet vurgusu yaptı.

"ERDOĞAN DEMOKRASİYİ BETONA GÖMMEK İSTİYOR"

Murat Sabuncu’nun, kulislerde konuşulan “Beni betona gömmek istiyor” cümlesini gerçekten kurup kurmadığı yönündeki sorusuna da açıklık getiren İmamoğlu, asıl hedefin kendisi değil, Türkiye Cumhuriyeti ve demokrasi olduğunu söyledi. Siyasi figüranların bir önemi olmadığını belirten İmamoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı işaret ederek şu iddialı mesajı verdi:

"Onun emir aldığı, her söylediğini koşa koşa yaptığı Erdoğan, Cumhuriyet’i, demokrasiyi, adaleti betona gömmek istiyor. Figüranların, kayyımın hiçbir önemi yoktur. Benim en özgür halimle bulundum dört duvarın da kayyımın sıkışıp kaldığı dört duvarın da bir önemi yoktur. Allah ömür, millet destek verdikçe ben mücadelemi sürdüreceğim. Önemli olan Cumhuriyet’in, emanetin geleceğidir. Koruyacağız, kazanacağız."

“NAMAHREMİMİZE POLİSLE GİRDİLER”

"Mutlak butlan" kararını duyduğunda öfke, üzüntü ve utanç hissettiğini söyleyen İmamoğlu, yaşananları “millet iradesiyle devlet gücünü kullanan iktidar arasında kurulan büyük bir hesaplaşma” olarak nitelendirdi. İmamoğlu, “Ben o gün bir kez daha şuna karar verdim: Bir adım geri atmayacağız. Boyun eğmeyeceğiz. Susmayacağız. Bize yenilgiyi öğretemeyecekler” ifadelerini kullandı.

CHP binasına polis müdahalesine ilişkin konuşan İmamoğlu, o anları hücrede televizyondan izlediğini belirtti. CHP Genel Merkezi için “Yuvamız, yurdumuz, namahremimiz orası bizim” diyen İmamoğlu, “Namahremimize polisle girdiler” dedi.

Kapısı kırılarak girilen yerin yalnızca bir bina olmadığını söyleyen İmamoğlu, bunun “bir hafıza, inanış, mücadele ve demokrasiye olan ihtiyaç” olduğunu ifade etti.

İmamoğlu, polis müdahalesine ilişkin, “O kapıyı içten ve dıştan yıkmaya çalışan bedhahlar şunu söylüyorlar: Sandıkla olmadı, şimdi zorla teslim alacağız” değerlendirmesinde bulundu.

“DEMEK Kİ DOĞRU YOLDAYIZ”

“Bize böyle gözü dönmüşçesine saldırıyorlarsa doğru yoldayız” diyen İmamoğlu, iktidarların kaybetme korkusu büyüdüğünde sertleştiğini söyledi. İmamoğlu, “Milletin sevgisini kaybedenler, kaba kuvvete sığınır. Ama unuttukları bir şey var: Devlet milletindir” ifadelerini kullandı.

“Mutlak butlan” kararı ve polis müdahalesinin Türkiye’de rejimin yeni bir safhaya geçtiğini gösterip göstermediği sorusuna da yanıt veren İmamoğlu, rejim değişiminin bugün başlamadığını söyledi. İmamoğlu, kırılma anlarından birinin 2017 referandumu olduğunu belirterek, mühürsüz oyların YSK eliyle geçerli sayılmasını “hukukun ilk büyük eğilip bükülme anlarından biri” olarak değerlendirdi.

“YA BİR YOL BULACAĞIZ YA BİR YOL YAPACAĞIZ" SÖZÜNÜ AÇTI

İmamoğlu, mücadelenin CHP içinde mi süreceği yoksa yeni bir parti ihtimalinin mi gündeme geleceği sorusuna, “Ya bir yol bulacağız ya bir yol yapacağız” yanıtını verdi. İmamoğlu, yolun hukukun, delegelerin ve millet iradesinin gereği olarak Özgür Özel’in genel başkanlığındaki CHP olduğunu belirterek, “Fakat hukuk çiğnenirse, delegelerimizin ve milletin iradesi yok sayılırsa, bizim milletle beraber yürüdüğümüz her yol meşrudur ve güçlüdür” dedi.

Yeni bir oluşum ihtimalinin “demokrasi cephesi” mi yoksa lider merkezli bir hareket mi olacağı sorusuna da yanıt veren İmamoğlu, Türkiye’de bütün demokratların birleşmesi gerektiğini söyledi. İmamoğlu, “Millet yolu gösterir, partiler yolu çizer, liderler yolu yürür” diyerek, Özgür Özel ile birlikte başlattıkları değişim hareketinin özünün bu olduğunu ifade etti. Özel’in “24 Mayıs bir milattır” değerlendirmesine katıldığını belirten İmamoğlu, bu tarihin “butlanda ittifakında birleşenler” ile “demokrasi cephesinin, Türkiye ittifakının, milli iradenin ve serbest seçimlerin yanında olanların” ayrıştığı bir dönüm noktası olduğunu söyledi.

“ATATÜRK’ÜN AÇTIĞI YOLDAN YÜRÜYECEĞİZ”

Yeni bir oluşumun ideolojik eksenine ilişkin konuşan İmamoğlu, sosyal demokrasi, merkez sağ açılımı ve demokrasi ittifakı tartışmalarına Atatürk vurgusuyla yanıt verdi. İmamoğlu, “Bizler işgal altındaki İstanbul’da makam mevki kavgası verenlerin değil, vatanı müdafaa etmek için Anadolu’ya geçen Atatürk’ün evladıyız” dedi. Cumhuriyet, hukuk devleti, güçlü ekonomi, sosyal devlet, milli tarım, yerli sanayi, güçlü ordu ve savunma sanayisi için çalıştıklarını belirten İmamoğlu, “Herkes için özgürlük, herkes için demokrasi, adalet ve refah istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Türkiye’de “CHP sonrası muhalefet” tartışmasının başlayıp başlamadığı sorusuna ise İmamoğlu, bunun bir tartışma değil, muhalefete yönelik bir müdahale olduğunu savundu. İmamoğlu, CHP’ye yönelik sürecin muhalefete “ceberut rejimi sona erdirmek, sandık ve seçim güvenliğini sağlamak” için seferberlik yolu çizdiğini söyledi. “Bu yol seçim ittifakı değil; seçimin varlığı ve sandığın güvenliği ittifakı olmalıdır” diyen İmamoğlu, meselenin partiler üstü olduğunu belirtti.

“CHP İÇİ TARTIŞMA YOKTUR”

İmamoğlu, yaşananların CHP’nin iç meselesi olup olmadığı sorusuna ise sert yanıt verdi.

“Ne CHP’nin iç meselesi? Bu saray darbesidir” diyen İmamoğlu, Türkiye’de yaşananların doğrudan seçimli demokrasinin geleceğiyle ilgili olduğunu söyledi. İmamoğlu, 2017’de mühürsüz oylarla başlayan sürecin, 2019’da İstanbul seçimlerinin iptaliyle devam ettiğini, bugün ise muhalefetin devlet gücüyle yeniden dizayn edilmeye çalışıldığını savundu.

Anasayfa
Foto Galeri
Video Galeri
Son Dakika
Manşetler
Gazete Manşetleri
Kategoriler
Gündem
Ekonomi
Spor
Magazin
Siyaset
Teknoloji
Yaşam
Sağlık
Dünya
Medya
Kültür Sanat
Popüler
Advertorial
Otomobil
Otomotiv
Hayatın İçinden
Hava Durumu
Namaz Vakitleri
İmsakiye
Sayfalar
İletişim
Künye
Reklam
Kullanım Şartları
Gizlilik İlkeleri
Çerez Politikası