Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Putin'e bizi rejimle baş başa bırakın dedim"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İdlib meselesi ülkemizi köşeye sıkıştırmak için özellikle kurgulanan konu olarak önümüze geldi. Biz oraya Suriye halkının davetlisi olarak gittik. Putin'e bizi rejimle baş başa bırakın dedim. Bu sabah itibari ile 18 bini geçen bir mülteci sayımız var. Bugün 25-30 bini bulabilir. Biz mültecilere kapıları kapatmayacağız" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Putin'e bizi rejimle baş başa bırakın dedim"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin İstanbulmilletvekilleriyle Dolmabahçe Ofisi'nde buluşmasında konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından satırbaşları:

Ülkemizin göz bebeği İstanbul’da ikamet eden siz mevcut ve eskimilletvekili arkadaşlarımla bu vesileyle bir araya gelmekten büyükbir memnuniyet duyuyorum. Özellikli bir mücadeleyi yürüttüğümüzdönemde burada yapacağımız istişarelerin önemli olduğunainanıyorum. Suriye meselesi Türkiye için asla bir macera vesınırlarını genişletme çabası değildir. gerek siyasette gerekmedyada gerekse diğer çeşitli platformlarda ülkemizin Suriye’deyürüttüğü mücadelenin anlamını hala kavramayanlar bulunduğunuüzüntüyle görüyoruz.

‘TERÖR ÖRGÜTÜNÜN SAHADA VARLIK GÖSTEREMEZ TEDBİRLERİALDIK’

Terör örgütünün sahada varlık gösteremez tedbirleri aldık. Terörörgütlerinin istismar ederek vatandaşlarımızın kafasınıbulandırdığı sorun alanlarını çözmek için tarihi adımlar attık.Geniş bir yelpazede uzanan bu adımların olumlu neticesini de hamdolsun aldık. Ekonomide ve temel hizmet alt yapısında sağladığımızgenel iyileşme ile tüm vatandaşlarımızın hayat seviyeleriniyükselttik. Bundan 9 yıl önce 2011 yılında ilan ettiğimiz 2023hedeflerimiz ulaşmak istediğimiz seviyeyi gösteren çok önemli birçıtaydı. Türkiye şahlanışa geçmişken Gezi olaylarıyla başlayıp ardıarkası kesilmeden devam eden iç ve dış sıkıntılarla karşılaşmayabaşladık. Milletimiz bu süreçte her zaman hayranlıkla ifadeettiğimiz derin irfanıyla oynanan oyunu gördü ve bizim yanımızdayer aldı.

‘ÜLKEMİZİ BİR TERÖR KORİDORUYLA KUŞATMAYAKALKTILAR’

Allah’ın yardımı ve milletimizin desteğiyle engelleri birerbirer aşarak yolumuza devam ettik. Elbette bedeller ödedik.Hedeflerimize ulaşmada gecikmeler yaşadık. Ama ülkemizin yerekapaklanmasına, yeniden eski günlere dönmesine asla fırsatvermedik. 15 Temmuz darbe girişimi Türkiye’yi içerden çökertmegirişimlerinin zirvesini teşkil ediyordu. Buradan da neticeçıkmayınca, bu defa ülkemizi bir terör koridoruyla kuşatmayakalktılar. Şu gördüğünüz mekan 15 Temmuz’u tam manasıyla yaşamışbir mekandır. Çatımızın üstüne çıkmaya yeltendiler, duvarlaramerhume annemle ilgili haşa edepsizce, hayasızca sloganlaryazdılar. Ve 500 metre ötede bezmi alem valide sultan camiini üçgün üç gece işgal ettiler ve orada bira şişelerini kutularınıtopladık. Bütün bunları yaşadık. Bunlar burada yaşandığı haldekendilerine güya vatansever havasına girenler, bu ülkeyisevdiklerini ilan edenler ne yazık ki aydınlık gençler diye anamuhalefetin başı bu gençleri ilan etmeye çalıştı. Bunlar aydınlıkfilan değil tamamıyla aldatılmış gençler. Bu da ifademin en iyiyanıdır.

‘4 MİLYON İNSAN SINIRLARIMIZA DOĞRU ŞU ANDA HAREKETEGEÇMİŞTİR’

Bölgede etkinlik gösteren güçlerle diyaloğu sürdürmeye özelehemmiyet verdik. Ne kadar bize verilen sözlerin çoğu tutulmamışolsa da bu yolu açık tutmak için özel gayret gösterdik. İdlibmeselesi ise diğer kazanımları elimizden almak için özelliklekurgulanan, kışkırtılan bir konu olarak önümüze geldi. Bölgedeyaşayan ve diğer yerlerden kaçarak gelen 4 milyon insan rejiminkanlı saldırıları sebebiyle sınırlarımıza doğru şu anda hareketegeçmiştir. Bunların 1,5 milyonu şu anda sınırımızdadır. Biz bütünbunlara yönelik bir güvenli bölge oluşturalım ve iskan edelim diyeçalışmalar yürütüyoruz.

‘BURADA GARİP ŞEYİ İFADE EDECEĞİM. MERKEL’E DEDİMKİ…’

Burada garip şeyi ifade edeceğim. Merkel’e dedim ki, bak böylebir durum var. Sizin bana daha önce verilmiş büyük rakamlarlasözleriniz vardı, şuraya gelin siz de destek verin, bir an önceburayı yapalım. Söyleye söyleye en fazla 25 milyon avro ben devereyim dedi. Biz ona da tabi kabul dedik. Ve sonra kızılhaç’avereceğini, kızılhaç’tan da kızılay’a bu aktarılır. Anlama, tanıma;ve bu rakam takip ediyoruz. Dediler ki BM MültecilerBaşkomiserliğine gitmek durumundadır. Mülteciler, dünya BMmülteciler başkomiserliğine gidecekler oradan da kızılhaç’a oradanda kızılay’a yaklaşımını ortaya koydular. Aradım tekrar şansölyeyi.Para hazır dedi. Dedim, hazır olan paranız buraya gelmiyor.Verecekseniz verin, vermeyecekseniz, dün söylediğimi söylüyorum. Ozaman bu mültecileri biz size gönderelim, o zaman biz size 25 değil100 milyon Euro gönderelim. Ben dedi onu istemem dedi. Ben sizinpratik olmanızı istiyorum dedim. Biz ölüm kalım mücadelesiniveriyoruz.

‘BİZ ORAYA ESED’İN DAVETLİSİ OLARAKGİTMEDİK…’

Üç beş yaşındaki yavruların ne halde olduğunu izlemiyor musunuzdedim. E izliyorum. E o zaman bunu bir an önce göndermeniz lazım.Yani güvenmek mümkün değil. Hep söylüyorum ya biz kendi göbeğimizikendimiz kesmeye mahkumuz. Sadece 3,7 milyon Suriyeliyi bizülkemizde barındırıyoruz. Tabi yeni bir göç dalgasını kaldıracakdurumda değiliz. Ayrıca İdlib’deki, onca insanı rejimin insafınaterk etmek de bizim ne tarihimize ne inancımıza sığar. Bizediyorlar ki “Sizin orada ne işiniz var” Şu anda Suriye tabi kidiyorlar, işgal altındaki topraklarını korumak durumundadır. Bunuda çok açık net söyleyenlere söyledim. Dedim ki, kusura bakmayın;biz oraya Esed’in davetlisi olarak gitmedik. Biz oraya Suriyehalkının davetlisi olarak gittik.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Putin'e bizi rejimle baş başa bırakın dedim" - Resim : 1

‘TRUMP DİYOR Kİ, PUTİN’İN NE BEKLENTİSİVAR?’

Suriye halkı “tamam bu iş bitti” demeden bizim oradan çıkmaniyetimiz yok. Bunu da dedim özellikle bilmenizi istiyorum. dünsayın Putin’e de söyledim. “Sizin orada ne işiniz var” Üskuracaksanız üssü yine kurun. Ama şu anda siz bizim önümüzdençekilin, rejimle baş başa bırakın. Biz gereğini yaparız. E tabi onada “biz çekildik” diyemiyorlar. Menfaatleri nedir? İnanın bunuçözebilmiş değiliz. İki üç tane üs ise e kurun. Bununla bizim birderdimiz yok. Ve dün gece Trump diyor ki, burada Putin’in diyor nebeklentisi var, ne isteği var? Bunları söyledikten sonra Kamışlı’dabir petrol olayı bunların dedim. Orada petrol var mı dedi, oradapetrol var dedim. Ondan sonra böyle bir tabloyla karşı karşıyayız.Fakat bizim böyle bir derdimiz yok. Ne petrol derdimiz var, netoprak derdimiz var. güvenli bölgeyle sınırlarımızı teminat altınaalmak istiyoruz. Bütün bunlardan sonra tabi İdlib’de şu anda 3-4milyon insanın yaşadığı yerde her tarafı yerle yeksan ettileracımasızca. İdlib’deki ısrarla mücadeleyi sürdürmenin arkasında buyavruların, insanların muhatap kılındıkları acımasızfelakettir.

'HERKESİN GÖRMESİ VE KABUL ETMESİGEREKİYOR'

Bugün Kamışlı’da Tel Abyad’da Cerablus’da Münbiç’de El Bab’daİdlib’de vermediğimiz savaşı Allah göstermesin yarn Şırnak’taHatay’da Gaziantep’te Şanlıurfa’da vermek zorunda kalırız.Karşımızdaki senaryonun asıl hedefi Suriye değil, Türkiye’dir.Suriye’de istediklerini alanlar namlularını yarın Türkiye’yeçevireceklerdir. PKK’nın 1984 yılında gerçekleştirdiği ilkeyleminden itibaren kendi topraklarımızda 7 bin 500’e yakıngüvenlik görevlimiz ile 6 bin 800’e yakın sivil vatandaşımızıkaybettiğimizi unutmayalım. Bugün sadece Suriye’de eğitilmiş vedonatılmış bölücü terörist sayısı 40 bin ile 60 bin arasında ifadeediliyor. Suriye’deki mücadeleyi başarıyla sonuçlandıramazsakteröristlerin çoğu ülkemize yönelecektir. Öyleyse Suriye’de verilenmücadelenin hepimizin geleceğiyle ilgili olduğunu herkesin görmesive kabul etmesi gerekiyor.

'HANGİ BEDELİ ÖDEMEMİZ GEREKİYORSAÖDEYECEĞİZ'

Milletime özellikle söylüyorum. “Türkiye’nin Suriye’de ne işivar” sorusu, aslında Türkiye terör örgütlerine ve kendine düşmanbir rejime teslim olma önerisini bize tavsiye ediyorlar. Buradanmilletime soruyorum. Terör örgütlerine teslim mi olalım? Ülkemizedüşman rejime düşman rejime boyun mu eğelim? Vatanımızınbütünlüğüne göz dikenlerin önünde diz mi çökelim? Bölgemizde heryerde evinden yurdundan olanların gidecek yerleri var. En azındanonları koyalım bir kenara hiçbir şey olmasa bile Türkiye var.

Peki bizim evimizden yurdumuzdan olduğumuzda gidecek bir yerimizvar mı? Kimileri Avrupa’yı kimileri Amerika’yı aklındangeçirebilir. Ama milletimin herhangi bir ferdinin gitmeyidüşünebileceği hiçbir yer olmadığını biliyorum. Değerli arkadaşlarşahsen benim yok. Sizlerin de olmadığına inanıyorum. Öyleyseülkemize, devletimize, vatanımıza sıkı sıkıya sahip çıkacakbunların bekası için hangi mücadeleyi vermek gerekiyorsa vereceğiz,hangi bedeli ödememiz gerekiyorsa ödeyeceğiz.

'ŞEHİT DÜŞEN HER EVLADIMIZIN ACISI YÜREĞİMİZİDAĞLIYOR'

Şehit düşen her evladımızın acısı yüreğimizi dağlıyor. Binyıldır bu topraklarımızı vatanımız kılmak için yürüttüğümüzmücadeleyi verdiğimiz sayısız şehitler kervanına bunu da ilaveetmemiz gerekiyor. Ve şehitler tepesi hiçbir zaman boş kalmayacak.İdlib harekatımızda önceki gün vermiş olduğumuz şehit sayısı 34. 20günlük harekat boyunca vermiş olduğumuz şehitlerin ailelerineşahsım, milletim adına baş sağlığı dilerken milletimizin de başısağ olsun diyorum.

Yaralı kahramanlarımıza da rabbimden acil şifalar niyazediyorum. Amacımız ülkemizi, şehitler vermediğimiz müreffeh birgeleceğe inşallah taşımaktır. Bugün canımız dahil her şeyimiziortaya koyacağız ki yarın bu hedefe ulaşabilelim. Uğruna nicegüneşler batsa da Allah’ın izniyle bu hilal hiçbir zaman oradaninmeyecek. Hamd olsun şehitlerimizin kanlarını yerde bırakmıyoruz,bırakmayacağız. Şu ana kadar 2 bin 100’ün üzerinde rejim unsuru;artık rejim unsuru demeyelim. Aralarında 94 tank, 17 zırhlı aracında bulunduğu 300’e yakın araç gereç imha edilmiştir. Ayrıcaaralarında uçak pistlerinin kimyasal silah üretim tesislerinin yeraldığı pek çok yer de ağır ateş altına alınmak suretiyle onlar datahrip edilmiştir. Her geçen gün bu baskıyı artıracak, rejime deonları destekleyenlere de kararlılığımızı göstereceğiz. Dün akşamitibariyle 7 kimyasal ürünlerin olduğu depo onlar da yinepatlatılmıştır. İşin bu noktaya gelmesini asla arzu etmezdik, amamadem ki kendileri bizi buna zorladılar sonuçlarına dakatlanacaklar.

'ANA MUHALEFETİN BAŞI HARİÇ. O ARAMA LÜTFUNDABULUNMADI'

Bir an için empati yapalım. Ve Suriye’de ne işimiz var diyenlerehak verip hemen bugün son askerimize kadar oradan çıktığımızıdüşünelim. Türkiye olarak yarın sabaha daha güvenli, huzurlu, güçlübir şekilde mi uyanacağız? Rusya’sından Amerika’sına rejimindenterör örgütlerine kadar mücadele ettiğimiz herkes tüm projelerindenvazgeçip bizi mi alkışlayacak? Milyonlarca Suriyeli güle oynayaevlerine dönüp kendilerine yeni bir gelecek mi acaba kuracaklar?Türkiye’nin etrafındaki kuşatma kalkacak herkes bize destek vermekiçin seferber mi olacak? Yoksa Suriye içinde tuttuğumuz sorunlarınpeşimizden sınırlara dayandığını mı göreceğiz? Cesaretlenen terörörgütleri, rejim yeniden şehitlerimizi bombalamaya işgale miyeltenecek? İnanın bütün bunlar olurken tabi dün gün boyu sürekliliderlerle görüşmelerimiz oldu; ana muhalefetin başı hariç. O aramalütfunda bulunmadı, neymiş ben onu arayacakmışım. Ben seni niyearayayım ya? Dünya bizi arıyor, sen de bizi arayacaksın, biz desana her şeyi veririz. Milletimiz kendi zihninde bu meseleyiçözdüğü için mücadeleye kayıtsız şartsız destek veriyoruz.Kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz.

Suriye’de 30 km derinliğinde bir güvenli bölgeyi oluşturmak içinçalışmalarımız devam ediyor. Dün sayın Putin’e de Trump’a dasöyledim ve diğerlerine de. Bize verilen söz neydi? “YPG’yi PYD’yibunlar bu bölgeden çıkaracaklardı. Ne Rusya verdiği sözü tutabildine Amerika; çıkaramadılar. PYD YPG buralarda yine terörestiriyorlar. Bunları her iki liderle de paylaştım. Kalkıp şunudiyemiyorlar. “Hayır çıkardık” diyemiyorlar. Ama biz yazılısözleşmeyle onlardan bunun sözünü aldık, altında imzaları var. vebu sözleri yerine getiremediler. Ve şimdi kalkıp bize yok şöyle yokböyle diyorlar. Biz gereğini yapıyoruz ama onlar gereğiniyapamıyorlar. Ve teröristler her fırsatta saldırıyor veya sızmayaçalışıyorlar. İdlib’de de mutabakatlara uymadı. Rejim yüz bin defaateşkesi bozduğu halde bunu asla gündeme getiremeyenler, kenditopraklarını savunan muhalifleri gerekçe gösteriyor. Masum insanlaröldürülürken seslerini çıkarmayanlar, bizim huzuru korumaçalışmalarımıza ateşle karşılık veriyorlar. Bunu sadece seyretmeklekalıp üzüntü beyanlarında bulunanlar samimi değildir. Terörörgütlerine binlerce TIR silah, mühimmat, araç gereç yardımınıyapanlar; rejim çok ciddi manada silah mühimmat füze her şeyi yinebu ülkelerden alırken, kimse Türkiye’ye ne bu konuda bir destekveriyor ne de bu mültecilerle ilgili bize destek veriyor.

'KAPILARI AÇTIK BUNDAN SONRAKİ SÜREÇTE DEKAPATMAYACAĞIZ'

Ne dedik aylar önce “Böyle giderse kapıları açmak zorundakalacağız” İnanmadılar. Biz dün ne yaptık? Kapıları açtık, bu sabahitibariyle 18 bin oldu. Bugün herhalde 25 bin 30 bini bulabilir.Biz bu kapıları bundan sonraki süreçte de kapatmayacağız ve budevam edecek. Neden? AB sözünde durması lazım. Sözünü tutmasılazım. Biz bu kadar mülteciyi bakmak, onları beslemek durumundadeğiliz. Eğer dürüstseniz, samimiyseniz o zaman siz de buradan birpaylaşımda bulunacaksınız. Bulunmadığınız takdirde biz bu kapılarıaçarız.

Recep Tayyip Erdoğan İdlib
Anasayfa
Foto Galeri
Video Galeri
Son Dakika
Manşetler
Gazete Manşetleri
Kategoriler
Gündem
Ekonomi
Spor
Magazin
Siyaset
Teknoloji
Yaşam
Sağlık
Dünya
Medya
Kültür Sanat
Popüler
Advertorial
Otomobil
Otomotiv
Hayatın İçinden
Hava Durumu
Namaz Vakitleri
İmsakiye
Sayfalar
İletişim
Künye
Reklam
Kullanım Şartları
Gizlilik İlkeleri
Çerez Politikası