Yarın okula gitmesem?

Uzman Klinik Psikolog Zeynep Yetkin anlatıyor.

POSTA POSTA

  • Okullardaki ilk günlerin merakı ve eğlencesi yavaş yavaş azalmaya başladı. Özellikle hayatlarında ilk kez okula giden çocuklar okulun sadece “eğlenceli ve sınırsız oyun özgürlüğü” vaat eden yerler olmadığını anlamaya başladılar. Çocuklar sabah uyanmakta ya da okula gitme motivasyonlarını sürdürmekte zorlanmaya başladılar. Tam da bu konuyla ilgili, çok sevdiğim bir anneden kızının anaokuluna gitmek istemediğini anlatan bir mesaj aldım. Geçen sene de pandemi koşulları el verdiğince okula giden, oradaki öğretmenleri, arkadaşlarını tanıyan ve hevesle okulun açılmasını bekleyen kızı 2-3 gün okula gittikten sonra bir akşam “lütfen gitmiiiim” diye ağlamaya başlayınca hem annesi hem de anneannesi ne yapacaklarını şaşırmışlar. Birçok evde benzer durumların yaşandığını biliyorum. Siz böyle bir durumda ne yapıyorsunuz/yaparsınız?
  •  Baş başa sakin bir ortam yaratın. Anne kız arasındaki paylaşımın güçlü olması bizim işimizi oldukça kolaylaştırdı. Eğer sizin evde böyle bir rutin yoksa ve çocuğunuz okula başladıysa benzer bir alışkanlığı geliştirmeniz çok değerli. Anne kız yalnız olabilecekleri, konuşmalarını kimsenin bölmeyeceği bir odaya geçtiler. Annenin tüm dikkati sadece kızındaydı.
  • Soru sorun. Size diğer bakım verenler bilgi vermiş olsa bile, tüm hikayeyi çocuğunuzdan tekrar dinleyin. Annesi sanki hiçbir şey bilmiyormuş gibi neden okula gitmek istemediğini sordu, bıraktı kızı bir kez daha anlatsın. Çocuklar onları rahatsız eden olayları tekrar tekrar anlatma ihtiyacı duyarlar. Bu onların olayları “kaydetme ve normalleştirme” için kullandıkları bir yoldur. Üstelik çocuğunuz size başkalarına anlattığından fazlasını da söyleyebilir. Size verdiği her bilgiyi meraklı bir dedektif gibi dinleyin ve onu anlamak için sorular sorun.
  • Mantıklı açıklamalar yapmaya çalışmayın. “Ama bak ben de işe gidiyorum”, “Ama daha dün orada çok eğleniyordun”, “Okula gitmezsen yeni şeyler öğrenemezsin” gibi cümlelerin işe yarama ihtimali çok düşüktür. Boşuna nefesinizi yormayın.
  • Duygularını yansıtın. “Okula gitmeyi hiç istemiyorsun. Okula gitmekten bahsetmek bile seni öyle üzüyor ki ağlamadan benimle konuşamıyorsun. Bensiz olmak istemiyorsun. Evde olmaya öyle alıştın ki yeni ortam seni huzursuz ediyor.” Onun duygularından sonra kendi duygularınızdan da bahsedebilirsiniz. “Biliyor musun ben de işe gittiğimde seni hep düşünüyorum, seni özlüyorum. Okuldan dönüşünü merakla bekliyorum. Sana kavuşacağım anı düşününce çok heyecanlanıyorum.”
  • Neye ihtiyacı olduğunu sorun. Okula gitmeyi neler kolaylaştırırdı? Öğretmeniyle konuşabilir mi? Sizin onun yerine konuşmanızı ister mi? Henüz alışma döneminde olduğu için okulda onu beklemek ya da çıkışta daha erken onu almaya gitmek işe yarayabilir. “Birlikte bir çözüm bulabileceğimize ben inanıyorum” cümlesi sihirlidir.
Önemli Not: Bu haber içerik ortaklığı kapsamında POSTA internet sitesinden, F5Haber.com editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi olmadan otomatik olarak geldiği şekliyle alınmıştır. Bu haberlerin hukuki muhatabı haber kaynaklarıdır. Haberlerle ilgili her tür şikayetinizi sikayet@f5haber.com adresimize gönderebilirsiniz.
SONRAKİ HABER