Merkez Bankası para basarsa ne olur, basmazsa ne olur?

Kamu bankalarının ardından özel bankalar da koronavirüs kapsamında aldığı önlemleri duyurdu. Peki ekonominin nakde ihtiyacı olduğu dönemde merkez bankasının para basması Türkiye için riskli mi? Yetkin Reports için bir yazı kaleme alan ekonomist Selva Demiralp’e göre bu sorunun cevabı "evet " ama “hastayı iyileştirmek” için bu risk alınmalı diye de ekliyor.

Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selva Demiralp, Yetkin Report’ta kaleme aldığı makalesinde, birbirini bütünleyen para ve maliye politikalarının koordinasyon içinde çalışmasına bugün her zamankinden daha fazla ihtiyaç olduğunu vurguladı. 

İnsanların evlerinde kalmalarıyla ortaya çıkacak üretim yavaşlamasının merkez bankaları tarafından engellenmesinin mümkün olmadığını söyleyen Demiralp, bu kurumların ellerindeki yegâne araç “para arz etmenin” sistemi bütün olarak etkilediğini ancak sektör sektör bir “ince ayar” veremeyeceği görüşünde. 

112

Demiralp, ABD ve Avrupa gibi büyük merkez bankalarının, piyasadaki likidite ihtiyacını gidermek için para musluklarını açtığını, TCMB’nin de bu furyaya faiz indirimi, zorunlu karşılık indirimi ve likidite şartlarının kolaylaştırılması gibi tedbirlerle katıldığını hatırlattı. 

Ancak Demiralp’e göre risk iştahının çok düştüğü bu dönemde faiz indiriminden önce Merkez Bankası’nın, tüm bankaların ellerindeki mevduata karşı TCMB’de tutmak zorunda oldukları zorunlu karşılıkların indirilmesi gerekli. 

212

Demiralp, bankaların ellerindeki nakiti doğrudan etkileyen zorunlu karşılıklarla ilgili “Yaptığımız araştırmalar finansal istikrarın kırılgan olduğu zamanlarda zorunlu karşılıkların etkin bir makro-ihtiyati araç olduğunu gösteriyor” diyor. 

Geçen hafta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan, vergi yükümlülüklerinin, SGK prim ödemelerinin, kredi borçlarının ötelenmesi gibi uygulamaları içeren 100 milyar liralık  paketin, dünyadaki örneklerle tutarlı olduğunu söyleyen Demiralp eksikleri ise şöyle sıralıyor: 

312

- Öncelikle ağlık sektörüne ciddi kaynak aktarılması gerek. Ancak pakette maalesef bu konuya değinilmemiş. 

- 100 milyar liralık toplam paketin alt kalemler arasında nasıl dağıldığının söylenmemiş olması da değerlendirme yapmayı zorlaştırıyor ve daha fazla şeffaflık gerektiriyor.

- Paketteki en büyük eksiklik, başka ülke örneklerinden farklı olarak salgın nedeni ile işini ya da gelirini kaybedenlere yönelik ciddi bir kaynak aktarımının bulunmaması. Bunu sağlamadan ekonominin çarklarını tekrar döndürebilmek çok zor.

- Ya sınırlı kaynakların en etkin şekilde kullanılabilmesi adına önceliklerin tekrar belirlenmesi ya da paketin miktarı büyültülerek gelirini kaybeden geniş kitlelere destek olmak gerekiyor.

412