Dilipak: Sözleşme kaldırılmazsa ne KADEM kalır, ne TÜGVA, ne ENSAR, TÜRGEV!

Akit gazetesi yazarı Abdurrahman Dilipak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kızı Sümeyye Erdoğan Albayrak’ın yönetim kurulunda olduğu Kadın ve Demokrasi Derneği’nin (KADEM) İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması durumunda AK Parti’nin zarar göreceğine dair görüş bildirdiğini yazdı.

Takip et

Dilipak, bugünkü köşe yazısında kamuoyunda İstanbul Sözleşmesi olarak bilinen Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi hakkında yazdı.

“Birilerine göre İstanbul sözleşmesi geri çekilirse AK Parti bu işten siyasi olarak zarar görür” diyen Dilipak, şunları yazdı:

Bu görüşte olan parti üst yönetiminde de isimler var, teşkilatlarda da. Özellikle KADEM çevresindeki, Aile Bakanlığı çevresindeki bazı isimler, bazı milletvekilleri de bu görüşe destek veriyor. Bu kesimlerin referansları yine kendileri. Kendileri söylüyorlar, kendi sözlerini tekrarlayan arkadaşlarını şahid tutuyorlar iddialarının isbatına. Önce Erdoğan’ın ailesinden birilerini yanlarına alınca ayakları yerden kesildi, başta Aile Bakanlığı da onların paraleline girince, yasama, yürütme, yargı da hiçbir engelle karşılaşmadan her şey tereyağdan kıl çeker gibi hallolunca bunlar bir güç zehirlenmesine kapıldılar. TBMM’deki bir komisyon toplantısındaki konuşmaları eleştirince buyurgan bir şekilde aba altından sopa göstermeye kalkmışlardı. 
Dilipak, “bu kafa” diyerek nitelediği grubun Erdoğan’ın kararını engellemeye çalıştığını öne sürdü.

Diyanet İşleri Başkanı ile kenevir görüşülmüş

Akit yazarı, yazısının devamında basına yansıyan bir fotoğraf hakkında bilgiler verdi. Dilipak basına “İstanbul Sözleşmesi’ni kaldırmak isteyen ekip” olarak yansıyan fotoğrafın çekildiği toplantıda “kenevir konusunun” konuşulduğunu söyledi:

İşi öyle bir noktaya getirdiler ki, bir grub arkadaş, Namaz Platformu, Cami Platformu, TDP, MÜSİAD/IBF’den arkadaşlar Diyanet İşleri Başkanını ziyarete gitmişiz, birçok sorun var konuşulan, Diyanet’in yeniden yapılandırılması, İş Bankası, Cami dernekleri hatta kenevir konusu, Bitcoin.. Aramızda bir kadın yokmuş, biri bizim Diyanet İşleri Başkanı ile fotoğrafımızın altına, “İstanbul sözleşmesini kaldırılmasını isteyen heyet.. Sembolik olarak bile bir kadın aralarına almayacak kadar pervasızlar, niyetleri açık. Bu kadın düşmanı görüntüyü de alın hafızaya. İleride bugünleri anlatan sembolik görüntülerden biri olacak” diye yazmış Twit hesabından. İleride, bugünleri anlatan sembolik Twitlerden biri olacak bu, “özel bir ziyarette, kadın yok diye” heyeti “Pervasızlık”la ve “kadın düşmanlığı” ile suçlayan başörtülü kadının edep seviyesi örnekte görüldüğü gibi! Biz de bunu not ettik. Bunları yetiştiren çevrelerin şerrinden Allah insanları korusun. İşte bunun için bu sözleşmenin derhal ortadan kaldırılması gerek.

“Sözleşme kaldırılmazsa ne KADEM kalır, ne ENSAR!”

Dilipak ayrıca şu görüşlerini dile getirdi:

Madem birileri bu konuyu, AK Parti’nin kazanımı ya da kaybı açısından sorguluyor. O zaman söylüyorum, Halep oradaysa arşın burada. Yanlış hesap sandıktan döner. İşte o zaman görürsünüz gününüzü. Gelenler önce sizleri, bugün FETÖ’cülerin düştüğü durumdan daha beter ederler. Ne KADEM kalır, ne TÜGVA, ne ENSAR, TÜRGEV! Ne de bunlara destek veren holdingler.
İstanbul Sözleşmesi hakkında

2011 yılında İstanbul’da yapılan Avrupa Konseyi toplantısıda imzaya açılan bu sözleşmenin tam adı "Kadınlara Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadele Hakkındaki Avrupa Konseyi Sözleşmesi". Türkiye, sözleşmeyi imzalayan ilk devlet.

Sözleşmenin ana çerçevesini kadına ve ev içi şiddete karşı mücadele oluşturuyor. Sözleşenin amacını ifade eden 1. maddenin ilk bendinde amaç şu ifadelerle anlatılıyor:

Kadınları her türlü şiddetten korumak, kadınlara yönelik şiddet ve aile içi şiddeti önlemek, kovuşturmak ve ortadan kaldırmak.
Sözleşmenin herhangi bir maddesinde aile kurumuna yönelik bir ifade geçmiyor.

Sözleşmenin 80. maddesine göre taraflardan herhangi birinin Avrupa Konseyi Genel Sekreteri’ne yapacağı bir bildirimle herhangi bir zamanda bu sözleşmeyi feshedebileceği belirtiliyor. Fesih, bildirimin genel sekreterliğe ulaştırıldığı tarihten 3 ay sonra yürürlüğe giriyor. 

Kadın örgütleri, barolar, insan hakları kuruluşları ve bazı siyasi partiler İstanbul Sözleşmesi’ni gerekli buluyor ve sözleşme hükümlerinin uygulanmasını istiyor.

Muhafazakar sivil toplum örgütleri ve bazı medya kuruluşları  sözleşmeye şiddetle karşı çıkıyor.

Gazeteci Murat Yetkin, kişisel bloğunda “İşte Erdoğan’dan fesih isteyen İstanbul Sözleşmesi raporu” başlıklı bir yazı kaleme almıştı. Yazıda raporun  Türkiye Düşünce Platformun tarafından hazırlandığı ifade ediliyor.

SONRAKİ HABER