Abdurrahman Dilipak'tan sert çıkış: Piercing’li 'Müslüman' gençler, kime benzetiyorlar

Yeni Akit yazarı Abdurrahman Dilipak, Türkiye'deki gençlerin zaman içindeki dönüşümüne dikkati çekerek "vatan" kavramı üzerinden ağır eleştirilerde bulundu. Dilipak "'Vatan' dediğiniz şey sadece toprak mı? Ailenize, Mabedinize, çocuklarınıza el atmışlar. O kıyafetler kimin? Çocuklarınız kime benzemeye çalışıyor. Yırtık pantollular, mini şortlular" diye sordu.

Takip et

Yeni Akit gazetesi yazarı Abdurrahman Dilipak, 'Kan ve toprak' başlıklı bugünkü yazısında   "Herkesin memleketine, ülkesine yurduna karşı sorumlulukları ve o topraklar üzerinde hakları olduğunu, 'vatan' denilen şeyin ise sadece 'toprak'tan meydana gelmediğini söyledi. "Kafanızı karıştırmaya devam edeyim mi?" diye soran Dilipak, "Vatan' dediğiniz şey sadece 'toprak' mı! Siz vatanınızdan bir karış toprak bile vermezsiniz değil mi! Paketlenmiş içme sularınızın yüzde 80’i yabancı firmaların elinde" ifadesini kullandı. 

"'Vatan' dediğiniz şey sadece 'toprak' mı! Siz vatanınızdan bir karış toprak bile vermezsiniz değil mi! Paketlenmiş içme sularınızın %80’i yabancı firmaların elinde" ifadelerini kullanan Dilipak, yazısında şun ifadelere yer verdi:

"Tabelalarınız işgal edilmişti. Mideniz, zihniniz. Ailenize, Mabedinize, çocuklarınıza el atmışlar. O kıyafetler kimin! Çocuklarınız kime benzemeye çalışıyor. Yırtık pantollular, mini şortlular.. 

Bizim zamanımızda bir 'İspanyol paça' modası vardı. Sonra 'Favori' çıktı. Öncesinde Alabros vardı. Bizim gibi Amerikan süttozu ve margarinle beslenmiş, Faşist İtalya’nın 'Kara gömlekliler'inden ilham alınan 'Grized önlük' giyen mektep talebelerinin saç stili 'Alabros'du. Kafa tıraşı ile başladı bu iş ve hâlâ kafamızı tıraşlamaya ütülemeye devam ediyorlar. 'Zeytinyağlı yiyecek, basma da fistan giyecek' hali yoktu gençlerimizin. 'Çağdaş' olacaktık. 'Batılı'laştırılacaktık.

Bir baktık bizim Müslüman erkekler bile at kuyruklu, topuz saçtı. Onlar büyüdü, onların açtıkları yoldan çocukları ve torunları yürüyorlar, Tattoo’lu ve Piercing’li, 'Müslüman' gençler. Sahi bizim başörtülü hanımlar, tamam, 'Helal!?' su geçiren ruj, tırnak boyası kullanıyorlar da, en çok hangi markayı kullanıyorlar aceba! Gvency, Gucci, Ester Lauder, Alix Avien, Elizabeth Arden, Loreal Paris, Calvin Clain, Bentley, Agent Provocateur, Hermes Paris, Kenzo, Versace.. Eğer başörtünüz Versace ise parfümünüz de Versace olmalı tabii!?. Ne markalar varmış, ben de yeni öğrendim.. Bizi meğer kimler boyuyormuş! Sahi, kimin rengine boyuyorlar. Kime benzetiyorlar bizi.

Bunlar çok önemli değil, 'vatanımızdan tek çakıl taşı bile vermeyiz.' 

'Vatan' dediğiniz şeyi sadece toprak parçası olarak anlarsanız, olacağı bu. Bu kadar dar bakınca yeryüzü ölçekli düşünemezsiniz. Hani biz 'yeryüzünde Allah’ın halifesi' idik. Yeryüzü bize mescid kılınmıştı! Yerimizden, yurdumuzdan edildik. Hepimiz can derdine düşürüldük bu Vestfalya aklı ile. Ermeniler, Rumlar, Biz, Kürtler, Süryaniler, hepsi vatan derdinde. Ama hepimiz birbirimize düşman edildik.. Herkes aynı şeyi söyleyerek birbirinin elindekine göz dikmiş durumda. Herkes kendi için istediğini ötekine çok görüyor."

SONRAKİ HABER