Abdurrahman Dilipak AK Parti'yi uyardı: Bunu sokaktaki insanın anlaması mümkün değil!

Akit yazarı Abdurrahman Dilipak, bakanlıklarda yapılması beklenen muhtemel değişikliklerin geciktirildiğini belirterek "Bunu sokaktaki insanın anlaması mümkün değil. Umarım gelenler gidenleri aratmaz ve bu bir sukutu hayale, hatta öfkeye sebep olmaz" ifadesini kullandı.

Takip et

Yeni Akit yazarı Abdurrahman Dilipak, 'Geç gelen ambulans' başlığıyla yayınlanan yazısında "Bakanlıklarda beklenen değişikliğin bu kadar geciktirilmesini sokaktaki insanın anlaması mümkün değil" ifadelerini kullandı.

"HALKLA İNATLAŞILMAZ"

"Halkla inatlaşılmaz. Seçmen siyasetçinin veli nimetidir. Mimar Sinan da olsanız, 'minare eğri' diyorsa dikkate almanız gerekir" diyen Dilipak, "Siyasette sizin ne dediğiniz kadar, ötekilerin ne anladıklarını da hesaba katmanız gerekir. Bazı olaylar bazı bünyelerde alerji oluşturur" ifadelerini kullandı. 

"BEKLENTİ YÜKSEK UMARIM SÜKUTU HAYALE SEBEP OLMAZ"

Dilipak sözlerine "Mesela, bu bakanlıklarda beklenen değişikliğin bu kadar geciktirilmesini sokaktaki insanın anlaması mümkün değil. Toplumdaki beklenti yüksek. Umarım gelenler gidenleri aratmaz ve bu bir sukutu hayale, hatta öfkeye sebeb olmaz." şeklinde devam etti.

"Toplumdaki beklenti yüksek" diyen Dilipak "Değişik çevrelerin kafaya taktığı isimler var. İnşallah polemik sebebi olacak isimler kalmaz ve gelmezler." yorumunda bulundu. 

"SİYASET KRİZ ÜRETME ARACI GİBİ ÇALIŞIYOR SANKİ"

Endişelerini dile getiren Dilipak "Bugün gelinen noktada siyaset, muvafık’ı, muhalif’i ile sorun çözme aleti değil, kriz üretme aracı gibi çalışıyor sanki. Medeniyet farklı din, mezhep, etnisite, gelenek, ideoloji ve çıkar grubları ile barış içinde bir arada yaşamanın imkanlarının varolduğu bir zeminde hayat bulur. Bunun aracı da siyasettir. Siyaset ve sahip olunan her şeyin meşruiyeti de adaletle mümkündür." diye yazdı. 

"MAKAM VE PARA PEŞİNDE KOŞANLAR YOKUŞ AŞAĞI GİDİYOR"

Dilipak şöyle devam etti:

Keşke birileri, korkmamız gereken gün gelmeden ve bu dünyada korktukları başlarına gelmeden geri adım atsalar da, kendilerini kurtarsalar. Ama bakıyorum, para ve makam peşinde koşan birileri, yokuş aşağı koşar gibi gidiyorlar. Birileri daha yükseklere tırmandığını ya da korktuğundan kaçtığını zannetse de, daha dikkatlice bakarsanız o birileri aslında kaçtıklarını sandıkları şeye doğru koşuyorlar..

SONRAKİ HABER