“Ben bir yere varmayı değil, bir yerden kopuşu resmediyorum”: Sanatçı Vahap Aydoğan’ın 8 Mart sergisi hafızayı baştan kuruyor

Yazar aktivist ve sürreal biyografi sanatçısı Vahap Aydoğan, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde yeni bir sergi açıyor. Göç, savaş ve adalet kavramlarını doğrudan değil, beden ve bellekteki izleri üzerinden anlatan sergi, Göbeklitepe’yi bugünün kırılgan dünyasıyla buluşturuyor.

“Ben bir yere varmayı değil, bir yerden kopuşu resmediyorum”: Sanatçı Vahap Aydoğan’ın 8 Mart sergisi hafızayı baştan kuruyor

Günümüz Türk resminin en dikkat çekici sürreal biyografi sanatçılarından Vahap Aydoğan, 8 Mart 2026 Dünya Kadınlar Günü’nde yeni kişisel sergisini izleyiciyle buluşturmaya hazırlanıyor. Sergi, savaş, göç ve adalet kavramlarını klasik temsillerle değil, bu süreçlerin insan bedeninde ve kolektif hafızada açtığı yarıklar üzerinden ele alıyor.

“Ben bir yere varmayı değil, bir yerden kopuşu resmediyorum”: Sanatçı Vahap Aydoğan’ın 8 Mart sergisi hafızayı baştan kuruyor - Resim : 1

Serginin düşünsel omurgasında, insanlık tarihinin bilinen en eski tapınağı Göbeklitepe bulunuyor. Aydoğan, 12 bin yıl önceki bu kadim alanı yalnızca arkeolojik bir referans olarak değil, günümüzün sınırları, göç yolları ve parçalanmış coğrafyalarıyla diyalog kuran canlı bir hafıza zemini olarak kullanıyor.

“Ben bir yere varmayı değil, bir yerden kopuşu resmediyorum”: Sanatçı Vahap Aydoğan’ın 8 Mart sergisi hafızayı baştan kuruyor - Resim : 2

20 ayrı coğrafyadan kadınların ve çocukların yerinden edilme deneyimlerine dokunan işler, bireysel hikâyelerden çok kolektif kırılmaların görsel karşılığı olarak kurgulanıyor. Figür, Aydoğan’ın tuvalinde sabit bir kimlik değil; sürekli yer değiştiren, parçalanan ve yeniden kurulan bir varlık alanı haline geliyor. Yüzeydeki yarıklar, boşluklar ve kesintiler, biçimsel tercihlerin ötesinde tarihsel, toplumsal ve duygusal kopuşların taşıyıcısı işlevi görüyor.

“Ben bir yere varmayı değil, bir yerden kopuşu resmediyorum”: Sanatçı Vahap Aydoğan’ın 8 Mart sergisi hafızayı baştan kuruyor - Resim : 3

Sanatçı Vahap Aydoğan, serginin ana fikrini şu sözlerle özetliyor:

“Ben bir yere varmayı değil, bir yerden kopuşu resmediyorum. Göç dediğimiz şey aslında hareket değil; bir yer duygusunun içerden sökülmesidir. Resim benim için bu kopuşun izini kaybetmemekle ilgili.

Coğrafya kavramına dair düşüncesini ise şöyle ifade ediyor:

“Coğrafya benim için sabit bir mekânsal düzenleme olarak değil, varoluşun içinde sürekli yeniden kurulan kırılgan bir yapı olarak düşünüyorum. Benim için ‘yer’, fiziksel bir zeminden çok, aidiyet duygusunun parçalanma biçimidir. Toprak, sahip olunan bir nesne değil; hafızanın zamansal katmanları içinde sürekli çözülen bir anlam alanıdır. Sınırlar, yalnızca politik sınırlar değil, öznenin dünyayla kurduğu ilişkinin görünmez fay hatlarıdır. Mekân, bir varış noktası değil; öznenin kendini kaybettiği yerde açığa çıkan ontolojik bir gerilim alanıdır.”

8 Mart’ta açılması planlanan sergi, kutlama dilinden uzak durarak hafıza, kırılma ve direniş kavramları etrafında sessiz ama ısrarcı bir düşünme alanı açmayı hedefliyor.

“Ben bir yere varmayı değil, bir yerden kopuşu resmediyorum”: Sanatçı Vahap Aydoğan’ın 8 Mart sergisi hafızayı baştan kuruyor - Resim : 4

Serginin mekânı ve kesin açılış tarihi önümüzdeki günlerde duyurulacak.

Anasayfa
Foto Galeri
Video Galeri
Son Dakika
Manşetler
Gazete Manşetleri
Kategoriler
Gündem
Ekonomi
Spor
Magazin
Siyaset
Teknoloji
Yaşam
Sağlık
Dünya
Medya
Kültür Sanat
Popüler
Advertorial
Otomobil
Otomotiv
Hayatın İçinden
Hava Durumu
Namaz Vakitleri
İmsakiye
Sayfalar
İletişim
Künye
Reklam
Kullanım Şartları
Gizlilik İlkeleri
Çerez Politikası