Suşehri'nin yanı başında tarihin izleri: Kösedağ'ın 800 yıllık hikâyesi
Suşehri'nin hemen yanı başında yükselen Kösedağ yalnızca ilçenin doğal manzarasının bir parçası değil. 1243 yılında Anadolu Selçukluları ile Moğollar arasında yaşanan Kösedağ Savaşı, bu toprakların adını Anadolu tarihinin en önemli kırılma noktalarından birine taşıdı.
Sivas'ın Suşehri ilçesinde nereye bakarsanız bakın kendini gösteren bir dağ var: Kösedağ. İlçenin doğal manzarasının önemli bir parçası olan dağ, aynı zamanda Anadolu tarihinin seyrini değiştiren savaşlardan birine adını vermesiyle biliniyor.
Suşehri ve çevresinde yaşayanlar için tanıdık olan Kösedağ'ın adı tarih kitaplarında da geçiyor. 1243 yılında Anadolu Selçuklu Devleti ile Moğollar arasında yapılan Kösedağ Savaşı, Selçukluların Anadolu'daki gücünü derinden etkileyen gelişmelerden biri oldu.
KÖSEDAĞ SAVAŞI ANADOLU'NUN DENGESİNİ DEĞİŞTİRDİ
yüzyılın ortalarında Moğol baskısı Anadolu'ya kadar ulaşmıştı. Anadolu Selçuklu Sultanı II. Gıyaseddin Keyhüsrev'in ordusu ile Baycu Noyan komutasındaki Moğol kuvvetleri 1243 yılında Kösedağ çevresinde karşı karşıya geldi.
Savaş Selçuklu ordusunun yenilgisiyle sonuçlandı.
Bu yenilginin ardından Anadolu Selçuklu Devleti Moğol baskısı altına girdi ve İlhanlılara bağlı hale gelen süreç başladı. Merkezi otoritenin zayıflaması Anadolu'daki siyasi yapıyı da değiştirdi. Sonraki yıllarda farklı Türkmen beylikleri daha güçlü biçimde ortaya çıkmaya başladı.
Bu nedenle Kösedağ Savaşı, yalnızca Suşehri ve Sivas tarihi açısından değil Anadolu'nun siyasi tarihi açısından da önemli bir kırılma noktası olarak kabul ediliyor.
BUGÜN İSE BAMBAŞKA BİR KÖSEDAĞ VAR
Yüzyıllar önce orduların karşı karşıya geldiği bu coğrafya bugün sessizliğiyle dikkat çekiyor. Kösedağ ve çevresi geniş düzlükleri, yüksek kesimleri ve Suşehri vadisine bakan manzarasıyla ilçenin en güzel doğal alanlarından biri.
Bahar geldiğinde karların çekilmesiyle dağın görüntüsü değişmeye başlıyor. Yaz aylarında ise yaylalar ve yüksek kesimler hayvancılıkla uğraşan bölge halkı için önemini koruyor.
Kış geldiğinde Kösedağ yeniden beyaza bürünüyor. Suşehri'nin sert geçen kışlarında dağın zirvesindeki kar uzun süre görülebiliyor.
SUŞEHRİ'NİN TARİHİ YALNIZCA İLÇE MERKEZİNDE DEĞİL
Suşehri'nden geçenlerin çoğu ilçeyi Erzincan-Sivas yolu üzerindeki konumuyla biliyor. Oysa çevredeki köylere ve dağlık alanlara çıkıldığında bölgenin geçmişi çok daha belirgin hale geliyor.
Kösedağ bunun en güçlü örneklerinden biri.
Bugün dağa bakıldığında 1243'te yaşanan savaşın izlerini gözle görmek kolay değil. Aradan yaklaşık sekiz asır geçti. Ancak Kösedağ adı hâlâ aynı yerde duruyor ve Anadolu tarihinin en önemli dönemeçlerinden birini hatırlatıyor.
Suşehri'ni yalnızca içinden geçilecek bir ilçe olarak görenlerin çevresine de bakması gerekiyor. Çünkü ilçenin hemen yanı başındaki Kösedağ, bir yandan Suşehri'nin manzarasını tamamlıyor, diğer yandan yaklaşık 800 yıl önce Anadolu'nun kaderini etkileyen büyük bir hikâyeyi taşıyor.