Prof. Dr. Vançelik: Toplu ve kapalı alanlarda koronavirüs riski 3 kat artıyor

Erzurum, Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı, İl Pandemi Kurulu Üyesi Prof. Dr. Serhat Vançelik, şampiyonluk kutlamaları, düğün ve taziye gibi insanların toplu olarak bir araya gelme etkinliklerinin sağlık çalışanlarını tedirgin ettiğini söyledi. Prof. Dr. Vançelik, "Bir markette alışverişte, risk birken toplu, özellikle 500 kişinin üzerinde bulunan kutlamalar, düğünler veya taziye ziyaretlerinde bu risk üç katına çıkmakta" dedi.

Takip et

Koronavirüsün unutulduğu, sosyal mesafe kurallarının hiçe sayıldığı kutlamalar, düğünler, sahiller ve eğlence mekânlarındaki görüntüler tepki çekiyor. Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı, İl Pandemi Kurulu Üyesi Prof. Dr. Serhat Vançelik, salgın yönetiminin kurallara harfiyen uyulması gereken bir dönem olduğunu bildirdi. Toplu olarak bir araya gelinen etkinliklerde riskin arttığını belirten Vançelik, "Düğünler başta olmak üzere, cenaze taziyeleri yani toplu bir araya geldiğimiz etkinlikler, bizi sağlık çalışanlarını tedirgin etmekte. Bu dönemde özellikle vatandaşlarımızdan ricamız, başta düğünler olmak üzere, hele ki kapalı mekânlarda yapılan düğünler, açık alanda yapılması tercih edilmeli ve sınırlı sayıda davetli şeklinde olması gerekir. Yoksa kapalı alanlarda toplu yapılan gerek taziye gerek eğlence gerekse kutlamalar, düğünler bunlar gerçekten bizi özellikle tedbirleri arttırmamız gereken ve kaygılandıran etkinlikler. Toplu yapılan bu eylemlerde risk 3 kat daha fazla artmakta. Takdir edersiniz ki bu eylemlerde sosyal mesafeyi korumak mümkün olmayabiliyor" diye konuştu.

Toplu yapılan etkinliklerde sosyal mesafenin korunamadığını vurgulayan Prof. Dr. Serhat Vançelik, şöyle devam etti:

"En son şampiyon olan takımların taraftarları Erzurumspor, Hatayspor ve Başakşehir'in veya benzer şekilde düğünlerdeki, eğlence mekanlarında gördük. Amerika'da yapılan çalışmalarda en fazla riskin barlarda olduğu saptandı. Buralar, yakın temasın ve sosyal mesafenin korunamadığı mekanlar. Onun için vatandaşlarımızdan ricamız açık alanda belki risk azalıyor ama toplu yapılan etkinliklerde bu riskin sosyal mesafeyi ve özellikle yine maske kullanmama durumunda da riskin kat be kat artacağını bilmesi gerekir. Salgın, kuralların harfiyen uygulanmadığı dönemde bizi cezalandıran bir dönemdir. Salgın döneminde bizim özellikle rehavete kapılmadan belki süre geçtikçe bazı durumlar kanıksanmaya başlıyor. Oysa tedbirden hiçbir zaman taviz vermememiz gerekiyor. Taviz verdiğimiz düzeyde ne yazık ki, virüs bizi cezalandırabilir. Bu anlamda toplu etkinliklerin en riskli alanlar olduğunu söyleyelim. Amerika Birleşik Devletleri bugün dünyada vaka sayısı birinci sırada olan ülke. Bu ülkede yaklaşık 20 gün önce çok geniş kapsamlı bir çalışma yayınlandı. Teksas Üniversitesi hangi davranışların daha riskli olduğunu ortaya koyduğu bilimsel bir çalışma. Bu çalışmada şu ortaya kondu ki; bizim market alışverişimizde düşük de olsa bir risk var. Biz bunu sosyal mesafe ve maske ile en aza indirmeye çalışıyoruz. Bu riski bir kat olarak düşünürsek, toplu yapılan kutlamalar, 500 kişinin bir araya gelmesi bu riski üç kat arttırmakta. Bu nedenle bizim yapacağımız şey, bir araya gelmeyi oldukça bu dönemlerde azaltmalıyız. Yaz döneminin belki, kış dönemine göre en büyük avantajı o yani vaka sayılarının sınırlandırılmasında da katkısı yaz aylarında kapalı alanlarda bir araya gelme oranımız düşüyor. Teksas Üniversitesi’nin çalışmasından örnek verecek olursak, kapalı mekanlarda yemek yemek 7 puan verilirken, açık alanda bu risk 4'e düşmekte. Yaklaşık yarıya düşüyor. Açık alan her türlü etkinlikte tercih edilmesi gerekiyor."

Sağlık Bakanlığı'nca 17 Temmuz itibariyle salgın yönetimi ve kurum kuruluşlarda uygulanacak kurallarla ilgili bir rehber yayınlandığını hatırlatan Prof. Dr. Vançelik, "Bu rehberde özellikle turizm faaliyeti veren oteller ve ilişkili olarak tüm faaliyetlerle ilgili alınacak tedbirler yayınlandı. Şezlonglar arasındaki mesafe çok önemli. Bu alanlarda havuzlara özellikle çok dikkat etmek gerekiyor. Belki havuz suyundan Covid direk geçmeyecek ama özellikle buralarda sosyal mesafeyi sağlamak mümkün olmayacak. Denizde bu daha kolay ama mutlaka plajlarda şezlonglar arasındaki 2 metrelik mesafeyi koruma altına almamız lazım. Yoksa bir araya gelinen her türlü turizm faaliyeti, taziye, düğün fark etmez açık alanda olsa bir risk hele ki bu etkinlik kapalı alandaysa çoklu kişilerin katıldığı eylemler riski kat kat arttırıyor" dedi.  

SONRAKİ HABER