» » F5HABER »

Kadınların Cumhuriyet'i

Bu haftaki yazı Cumhuriyet'in 90. Yıldönümüne denk geldi, haliyle konumuz Cumhuriyet. Hani hep Cumhuriyet olmasaydı biz kadınların hali nice olurdu diye konuşuyoruz ya, ben bu defa tersini yapıp, Atatürk aramızdan o kadar erken ayrılmasaydı ya da O'nu takip eden yöneticilerimiz de kadınların hak ve özgürlükleri konusunda benzer vizyonu taşısaydı, şu anda neleri yaşamıyor ya da konuşmuyor olurduk, bunu yazacağım.

Kadınların Cumhuriyet'i

-Mesela partiler için göstermelik kadın vekil adayları asla seçilmeyecekleri sıralarda aday gösterilmezlerdi, böylece daha çok kadın temsil hakkını kullanmak çin cesaret gösterirdi. Ve yine böylece kadınları ilgilendiren meseleler, erkek egemen mecliste, erkek egemen dille tartışılmazdı.

-Mesela kelli felli bir siyasetçi eğlence kutusu televizyondaki kadın sunucunun dekoltesi hakkında konuşmazdı, konuşsa bile o sunucu bu nedenle işsiz kalmazdı.

-Mesela evli çiftlerin kaç çocuk yapması gerektiği hakkında siyasiler tavsiye vermezdi. Veremezdi, çünkü yarısından fazlası yoksulluk sınırının altında yaşayan bir toplumda, herkesin 3 çocuğun bakımına yetemeyeceğini bilirlerdi.

-Mesela kürtaj konusu siyasete alet edilmez, yalnızca dini boyutta ele alınmazdı. Tecavüz ya da istenmeyen gebeliklerde kararın kadına bırakılması gerektiği bilinirdi.

-Mesela bir siyasetçi çıkıp da, ‘Tecavüz olaylarında neden bebeği öldürüyorsunuz, tecavüze uğrayan kadını öldürün.' minvalinde vicdanları kanatan münasebetsiz bir laf edemezdi.

-Mesela kadın cinayetleri katlanarak artmaz, caydırıcı olmayan cezalar nedeniyle kadınlar sokaklarda, bilgisayar oyununda avlanan kuşlar gibi eski kocaları tarafından katledilmezlerdi.

-Mesela ‘çocuk gelin' kavramı sadece geçmiş yüzyıllarda kalmış bir ilkellik olarak anılırdı.

-Mesela illa bir şarkı ya da kitap yasaklanacaksa, 13-14 yaşındaki kız çocuklarına içlenen türküler yasaklanırdı.

-Mesela ‘Baba beni okula gönder.' lafı, üçüncü dünya ülkelerinde bizim de destek olduğumuz bir kampanya cümlesinden ötesi olamazdı.

-Mesela iş görüşmelerinde bir kadın adaya, ülkenin en iyi okullarında eğitim almış olduğu halde, yakında evlilik olup olmadığı ya da evliyse çocuk yapıp yapmayacağı gibi küstah sorular sorulamazdı.

-Mesela kadın çalışanlar, çalıştıkları iş yerlerinde kariyerleri uğruna, sadece kadın oldukları için çok daha fazla efor sarfetmek zorunda kalmazlardı.

-Mesela bir kadın çalışan, sırf işinden olmamak için hamile kalma isteğini şartlar olgunlaşana kadar ertelemezdi.

-Mesela feministler doğum izninin uzatılmasına, bu sürenin anne ve çocuk sağlığı için önemli olduğuna inandıkları halde kazan kaldırmazdı. Zira kadının izin sonrası iş hayatında herhangi bir kayıp yaşamadan kariyerine dönebileceğini bilirlerdi.

Ve belli mi olur böylece kadınlar kendilerini daha güvende hissederler, hayatlarını güvence altına almak için yanlış evlilikler yapmazlar, kariyerlerinde ve hatta siyasette çok daha cesur davranırlardı. İşte o zaman, Mustafa Kemal'in işaret ettiği muasır medeniyet neymiş hep birlikte görürdük. İlk 90 yıl olmadı, umudumuz gelecek 90 yılda, tabii o zamana ortada hala bir Cumhuriyet kalırsa…

elif@soylesigunlugu.com
https://twitter.com/ellyfkaraca