Aykut Kocaman

Spor yazarları Karabükspor-Fenerbahçe maçını değerlendirdi
Spor yazarları Karabükspor-Fenerbahçe maçını... Uyan da balığa gidelim! - Ediz Sırapınar / Milliyet<br><br>Fenerbahçe adına bu saatten sonra tutulabilecek en iyi dilek, "Şampiyonlar Ligi vizesi almak" olabilir... Çünkü futbolun hiç de beklenmeyen sürprizlerini, akıl almaz rastlantılarını ya da mucizeleri bir yana koyarsanız... Süper Lig'in şampiyonu Galatasaray'dır artık!<br><br>Sarı-lacivertli ekip de hafta içi kupada yaşadığı büyük şokun ardından elindeki son fırsatı harcamamak adına Karabük'e gelmişti... Önce galibiyet, ardından "acaba son hafta bir mucize yaşanır mı" umuduyla farklı skor peşindeki Fenerbahçe, bu amacı doğrultusunda çift forvete dönmüştü... "Uyan da balığa gidelim" misali yani... Keşke Aykut hoca bu yürekliliğini anlamsız kayıplar verdiği maçlarda da gösterebilse, özellikle bir çuval puan dağıttığı iç sahada biraz daha cesur olabilse ve bu kulübün büyüklüğünü bu kadar geç hatırlamasaydı...<br><br>Bu takımın genlerinde sinmek, savunma oynamak hiçbir zaman olmadı. Hep futbolumuzun hücum kültürünü temsil ettiler. Ama sezon başından bu yana takımın o kültürle uzak - yakın ilgisi yoktu... Bütün faturayı Kocaman'a kesmemek lazım, bu kültür Ersun Yanal sezonu hariç Zico döneminden bu yana ortalıkta hiç görünmedi...<br><br>Karabükspor bu kadar derin yaralar içindeki Fenerbahçe'nin tam da dişine göre bir rakipti... Hatta tam bir ağrı kesici! Zaten ev sahibi 2. dakikada kendi kalesine attığı golle teslim bayrağını çabucak çekiverdi... Zorlanmadan skor avantajını yakalayan sarı-lacivertli ekip önde uyguladığı pres, Şener ve Hasan Ali'nin bindirmeleri, Soldado'nun oyun zekası ve kalitesi ile ev sahibini iyice bunalttı. Fernenado (2) ile Aatif'tan gelen birbirinden şık üç golle devreyi dört farklı önde tamamladı.<br><br>Oyunu ciddiye alan, hızlı düşündüğünde, topu çabuk çevirdiğinde rahat pozisyon yakalayan Fenerbahçe ikinci yarıda Soldado, Dirar ve Janssen ile aradığı farka ulaştı...<br><br>Bu maç tabii ki bir ölçü sayılamaz. Ama bugün deplasmanda 35 puan toplayan bir takım eğer şampiyonluğu kucaklayamıyorsa bu işte bir yanlış var demektir...<br><br>Ve Aykut Kocaman'ın bu "sükutu hayal" durumunda, yanlışlarda dahli çoktur...<br><br>Nasıl mı? Mesela Valbuena bu maçta bile kulübedeydi! Ama haftalardır "yalancı pehlivan" gibi ortalarda dolaşan Giuliano yine formayı sırtına geçirmişti... Brezilyalı'nın bireysel rakamları hocanın tam istediği gibi olmalı ki maşallah yeri hep garanti... İnanın Valbuena'yı 83. dakikada oyuna almak tek kelime ile hakaretti... Hele hele oyun 5-0 iken çift ön libero ile devam edip, Fernandao ile Soldado'nun çıkıp Janssen ile Dirar'ın girmesi tam bir akıl tutulmasıydı... Zaten kaçan kupalar da sezon içinde sık sık tanıklık ettiğimiz bu akıl tutulmalarının sonucuydu... O yüzden Fenerbahçe'nin Kocaman ile kupada final oynaması, ligi ikinci tamamlaması (daha garanti değil ama) gerçekten büyük başarıdır...<br><br>Fenerbahçe ne zaman kendisi gibi olacak, ne zaman yürekli bir hocası olacak, ne zaman üretken bir yönetimi olacak işte o zaman özlemini çektiği başarıları kucaklayacak, şampiyonlukları kovalayacak... Yoksa hep teselli ikramiyelerinin peşinde koşarlar... Tıpkı böyle...<br><br><br>
Spor yazarları Akhisarspor - Fenerbahçe kupa finalini değerlendirdi
Spor yazarları Akhisarspor - Fenerbahçe kupa... Helal olsun - Ersin Düzen / Vatan<br><br>Yarı finalde G.Saray, finalde F.Bahçe'yi geçerek kupayı kazanan Akhisar, sezonun en büyük sürprizine imza attı. Ama, bu başarıyı tesadüflerle değil, hocasının ve futbolcuların emeği ile elde etti. Bu yüzden bu başarının anlamı ve değeri çok farklı...<br><br>BAZI takımlar vardır, ne yaparsanız yapın size ters gelir, istediğiniz sonucu alamazsınız. Akhisar, F.Bahçe için böyle bir takım. Ancak, sarı-lacivertlileri, ‘Ne yaparsanız yapın' kapsamına koymak mümkün değil. Ne ligde, ne de finalde Akhisar'a üstünlük kurabildiler...<br> <br>AYKUT Kocaman, Bursa maçının ilk yarısında neyi beğendi ki aynı kadro ile sahaya çıktı merak ediyorum. Hangi doğruları yaptı? Ve dün hangi doğruları yapabildi? Cevabı ben vereyim koca bir SIFIR!<br> <br>BİR teknik adam ancak bu kadar tutucu olabilir! Maalesef, Aykut Hoca geride kalan sezonda duygusal bağ dışında F.Bahçe taraftarında olumlu bir iz bırakmadı. Bu kadroyu ne idare edebildi, ne de ortaya güzel bir oyun koyabildi.<br> <br>MESELA, Aykut Hoca'ya göre Real Madrid-Bayern Münih yarı finalleri doğru oyun değil, çünkü işin içinde tempo, heyecan, bol pozisyon var... Ona göre bunlar gereksiz! Bir teknik adam, oyun planının bozulmasını, takımının erken gol atmasına bağlayabiliyor! Oysa, ilk golü atanların %69'unun kazandığı bir futbol dünyasından bahsediyoruz. Yani %19'unu idare edemeyen bir teknik adamdan!<br> <br>HOCANIN AYRILMASI ŞART!<br>FİNAL mücadelesini, sadece Aykut Kocaman üzerine yorumlamam ayıp olur. Bu galibiyetin mimarı, bu sezon mütevazı kadrosu ve her maça ayrı planlaması ile damga vuran Okan Buruk'tur... <br> <br>ELİNDEKİ kadronun ne yapabileceğini bilen, rakibinin zaafları üzerine oyun planını şekillendiren, macera aramayan bir teknik adamdan söz ediyorum. <br> <br>MUĞDAT gibi bir atom karınca ile defansı tehdit eden, Caner ve Mustafa ile sağlam bir savunma ikilisi oluşturan, Lopes'i sadece dün akşam değil sezon boyunca parlatan, Sissoko ile takımın omurgalarından birini oluşturan Okan Buruk, bu kupayı sonuna kadar hak etti...<br> <br>AKHİSAR, uzun zamandır ligde maç kazanamıyor. Ve belki de, ki hiç temenni etmem ligden düşebilirler... Onlar, standart oyunlarının biraz daha üstüne koyarak kupayı kazandı. Ama F.Bahçe, standartın üstüne çıkacak hiç bir şey yapmadı. Maç öncesi kimse F.Bahçe'nin uzak ara favori olduğunu söylemiyordu, bu Akhisar'ın muazzam takım oluşundan değil, F.Bahçe'nin kötü bir takım oluşundandı... <br> <br>LİGDE gördüğümüz ne ise finalde de aynı. Yani F.Bahçe, ne bir ileri ne de geri... <br> <br>YAZININ başında da vurguladığım gibi, F.Bahçe ile teknik direktör Aykut Kocaman'ın arasında duygusal bir bağ var, ancak bu bağa zarar gelmeden hocanın sezon sonu ayrılması hem F.Bahçe hem de kendisi için iyi olacaktır...<br><br><br>
Spor yazarları Fenerbahçe-Antalyaspor maçını değerlendirdi
Spor yazarları Fenerbahçe-Antalyaspor maçını... Kupa travması kırbaçladı! - Ercan Güven / Milliyet<br><br>"Aile içi şiddete" tanık olmuş, tahribatını iliklerine kadar yaşamış bireylerin sürgit başarısız ve bunalımlı bir yaşama mahkum olması Allah'ın emri değil!..<br>Tamam... Tat tuz kalmaz, her şey daha zorlaşır ama kimileri içe kapanmak yerine yeteneklerini şahlandırıp tuttuğunu kopararak tepki verir bu travmaya.  <br>İşte Fenerbahçe takımının Antalyaspor karşısında sergilediği ve özellikle tribündeki "ailesinin" görmesini istediği buydu.<br>Galiba "aile" de hatasını anlamış, bir kısmı yoktu. Gelenlerin çiçekleri iyi de bir gün önce Beşiktaş seyircisi Fenerbahçe'nin esamesini okumazken Şenol Güneş'e küfür neyin nesiydi?<br><br>Bu sezon Fenerbahçe maçlarında geçerli olan "ilk devreyi uyumadan atlatanlar ikinci devre heyecanlı futbol izleyebilir kuralı" Antalya karşısında geçerli değildi!<br>Fenerbahçe başlama düdüğü ile birlikte parlamaya başladı. Sürekli yıldız ışığı vardı Fenerbahçe'de... Çünkü bir yıldız parlamayı bıraktığında diğeri ışıldıyordu.<br>Önce Aatif göz kamaştırdı. O söndüğü anlarda Soldado-Giuliano'dan oluşan hücum merkezi, onlar göz kırptığında Dirar ortaya çıktı. Hatta Antalya'nın oyuna döndüğü ilk yarının son dakikalarında Volkan bile katıldı...<br><br>İlk gol 14. dakikadaydı. Fenerbahçe'nin ilk golü kaleyi bulan son dört şutu gol olan Aatif'ın ayağından geldi.<br>Bu sıradan bir gol değildi. Fenerbahçe'nin "perşembeye" takılıp kalmadığını, oynama arzusunu da gösteriyordu. Çünkü Aatif'ın başlatıp Aatif'ın bitirdiği golden önce Fenerbahçe iki kere kanat değiştirip stoperlerden kurulu rakip savunmayı darmadağın etti.<br>Ardından Giuliano'nun ikinci asisti ve Soldado'nun becerisiyle 2-0 öne geçti Fenerbahçe.<br>Dört dakika sonra skor 2,5-0 oldu!..<br>Nasıl mı?... Fenerbahçe'nin iki kronik talihsizliğinden biri ile... Yani hakem.<br>Fenerbahçe'nin kazandığı korner Roman'ın kafasıyla gol olurken yardımcı hakem daha önce topa dokunduğunu sandığı Josef'e ofsayt bayrağı kaldırdı ve gol gümbürtüye gitti.<br>Kararın zararı bu kadar değildi... İşte bu pozisyon Antalya-spor'u oyuna döndürendi... Konuk takım silkindi ve maç başından beri Fenerbahçe baskısından yapamadığı kanat beklerini oyuna katmayı, Doukara ile Fenerbahçe stoperlerini rahatsız etmeyi denemeye başladı. Hakan'ı Charles'a rakip sahada boş alanlar yarattı.<br><br>Maçı, özellikle ilk yarıyı sıra dışı kılan, Fenerbahçe'nin haftalarca yakındığı hakem hataları ile bireysel hata örneklerinden ikisinin birden 45 dakikaya sığmasıydı. Antalya toparlandığında Fenerbahçe'nin koca sezondaki en büyük baş belası "bireysel hata" hortlayınca Antalyaspor skoru 2-1 yaptı.<br>Kısa bir süre de olsa eski telaşlı günlerine döndü Fenerbahçe.<br><br>Antalya'nın beraberlik arzusu maçın ikinci devresinde de devam etti. Aslında bunu planlayan Fenerbahçe'ydi. Çünkü Fenerbahçe yarısı geriye yaslanmış yarısı öne çıkmış başladı devreye. Yani rakibi gole davet edercesine.  <br>Antalyaspor tuzağa düşmüştü. Gol peşindeki rakibin bıraktığı geniş alanlar Fenerbahçe yetenekleri için biçilmiş kaftandı. İlk yarıda pek ışıldamayan Dirar- Şener kulvarı kıvılcımlanınca, sürekli gezip savunmanın dengesini bozan Soldado devreye girince, onlara Aatif'ın gayretli futbolu eklenince Fenerbahçe'nin yeniden oyuna dönmesi kaçınılmazdı. Giuliano     62. dakikada skoru 3-1'e getirdi.<br>Aykut Kocaman da Aatif'ın futbolundan memnun olmalıydı ki, 71'de Valbuena'yı oyuna alırken Aatif'ı çıkarmadı bu kez. Janssen'i ise Soldado'nun yerine sokup kalan haftalara hazırlamak istedi.<br>Bu değişiklikler maçın kalan yirmi dakikası renk kattı Fenerbahçe'ye.<br>Valbuena'nın "kafayı çalıştırın, beni yok sayamazsınız" mesajıyla birlikte Antalya kalesine gönderdiği son dakika golü bu bölümün özetiydi.<br><br>Aslında Antalyaspor maçı Fenerbahçe için "kazanılması gereken son sekiz maç hedefinin" dışında özellikler taşıyordu... Bunun başında dört gün önceki kupa maçında yaşananların futbolcuları ve tribünleri nasıl/ne kadar etkilediğinin anlaşılması vardı.<br>Belli oldu ki, futbolcular tanık oldukları "aile içi şiddete" kafayı takmamışlar... Seyirci ise her şeyi geride bırakmak istiyor.<br>Keşke bu kadar kolay olsa... Ödenmesi gereken bedeller var.<br><br><br>
Spor yazarları Fenerbahçe - Osmanlıspor maçını değerlendirdi
Spor yazarları Fenerbahçe - Osmanlıspor maçını... Fenerbahçe tat vermiyor - Erman Toroğlu / Fotomaç<br><br>Fenerbahçe Teknik Direktörü Aykut Kocaman'ı şekli belli.<br>'Önce sağlam defans yapayım sonra nasıl olsa atarım.' İyi güzel de karşındaki takım düşme hattında.<br>Sen bunu yenemezsen zaten işin bitiyor.<br>Tedirgin oynayan senin rakibin.<br>Peki o tedirgin oynuyor, sen de tedirgin oynatıyorsun bu iş nasıl olacak?<br>Karşılaşmanın ikinci yarısına Valbuena ile başlıyor.<br>Şimdi herkes diyecek ki 'O girdi şekil değişti.' Kesinlikle hayır.<br>Tamam Valbuena bir hareket getirdi Fenerbahçe'ye ama Osmanlısporlular iki golde de sarılacivertli futbolculara ayaklarındaki topu verdiler.<br><br>TARAFTARI İNANMIYOR <br>Yani Fenerbahçe'nin hazırlayıp da attığı bir gol göremedik dün akşamki maçta.<br>Birinci gol, top çizgiyi geçti mi geçmedi mi?<br>Yardımcı hakem yerinde olsa inanacağım. Ama yerinde olmadığı için pozisyona inanmıyorum.<br>Fenerbahçe'nin stadı 52 bin kişilik.<br>Ama dün akşamki karşılaşmada tribünlere gelen 22 bin kişi var.<br>Yani Fenerbahçe'nin şampiyon olacağına kendi seyircisinden yarısından fazlası inanmıyor.<br>Peki her takım şampiyon olacak diye bir kanun yok. Ama bir takım güzel futbol oynamaz ve<br>çok iyi mücadele etmez diye bir kanun da yok.<br>Mağlup olabilirsiniz, berabere kalabilirsiniz ama iyi futbol oynamalısınız.<br>Fenerbahçe takımı, Aykut Kocaman ile beraber estetik olarak kendi seyircisine hiçbir şey verliyor.<br><br>OZAN'I G.SARAY'A VER<br>Mağlup olabilirsiniz, berabere kalabilirsiniz ama iyi futbol oynarsınız.<br>Fenerbahçe taraftarı sürekli hücum eden, coşkulu oynayan, baskı kuran, tempo yapan bir takım istemiştir yıllarca.<br>Bunları yapabilecek futbolcular istemiştir. Peki Başkan Aziz Yıldırım ve Aykut Kocaman'ın gönderdiği Alex'ten sonra o tarz bir futbolcu geldi mi?<br>Cevap net bir şekilde hayır. Fenerbahçe zorluya zorlaya girdiyorlar bu kalitesiz ligimizde.<br>Dün gece bunun bir örneğini daha gördük. Sarı-lacivertli takım biraz mücadele ediyor ama oynadıkları futbolun karşılığı keçiboynuzu gibi.<br>Çiğniyorsunuz çiğniyorsunuz ağzınızda çok az bir tat kalıyor.<br>Yani maça gelen Fenerbahçe seyircisi stada, TV'den izleyenler de yayıncı kuruluşa verdikleri paraların karşılığını alamıyorlar.<br>Mesela Fenerbahçe'de Ozan Tufan nerede? Mehmet Ekici nerede?<br>Ozan'ı verin G.Saray'a bakalım seneye nasıl olacak? Teknik direktör ego ile hareket edemez.<br><br>FATİH TERİM'E BAK<br>Aykut Kocaman'ın zevk vermeyen futboluna bak, bir de Fatih Terim'e... Fatih hoca bir şeyler yapıyor, yeni isimleri takıma monte ediyor ve taraftarlar hemen her maçta zevk alıyor. Yani Terim ölüyü diriltirken, Kocaman ise canlıyı tabuta koyuyor..<br><br><br>
Kayserispor-F.Bahçe maçının ardından spor yazarlarının görüşleri
Kayserispor-F.Bahçe maçının ardından spor... Zafer varsa huzur var - Ercan Güven (Milliyet)<br><br>Beş gol atması değil ama Fenerbahçe'nin Kayseri'den üç puan alması aslında "sıradan" bir olaydır!.. Çünkü süper lig maçlarını sadece deplasmanlarda oynasa, Fenerbahçe şampiyonudur. Şampiyonluktan koptuysa Kadıköy'dendir.<br><br>Tuhaflık bu kadarla kalsa iyi...<br>Asıl ilginç olan Fenerbahçe'nin lig şampiyonluğu ümidi düştükçe futbolunun yükselmesidir.<br>Neden acaba?<br>Baskıdan mı kurtuldular?<br>Can havli mi var?<br>Yoksa Aykut Kocaman projesinin aykırılığı yüzünden futbolcular sistemi ancak 27. haftada mı kavradılar?<br>Belki biri, belki hepsi.<br>Çünkü kadroya bakınca geçmiş haftalarla öyle büyük farklar yoktu Kayseri'de. Ekici kulübede kalmış, Aatıf eski yerine geçmiş, Fernandao ile Soldado değişmiş ki, ikisinin de performansı hemen hemen aynıydı. <br>İlla fark arıyorsanız, Milli maç arasında Şener'e biraz hareket Souza'ya biraz daha güven gelmiş, takımın en azından sağ kanadı çalışır olmuştu, o kadar. <br>Peki neydi Fenerbahçe'yi farklı kılan?<br>Hiç ummadık bir isim; Sumudica!.. <br>Kayserispor teknik direktörü, resmen "İgor Tudor fantezisine" özenmiş bu Fenerbahçe maçında!.. <br>Farklı bir şeyler yapıp Fenerbahçe'yi farklı yenmeyi hesaplamış muhtemelen ve değişikliğe savunmasından başlamış. Süper Ligde ilk kez oynayan genç kalecisi Vedat'ın önündeki dörtlü savunmayı üçlüye indirmiş ki, daha ilk yarısı 3-0 biten maçta Fenerbahçe takımının iki golü bu üçlü savunmanın arkasına atılan topla... <br>Genellikle hırslı yabancı hocalarda oluyor bu tür çılgınlıklar. Oluyor ve ayaklarına dolanıyor. <br>Fenerbahçe, maça Sumudica'nın planları gereği hızlı ve baskılı başlayan Kayserispor'un kalesi ve önündeki zaafları on dakikada keşfetti tabi. <br>Gerisi usta ayaklar ve tecrübe... Fenerbahçe'de tecrübe gani. Fark en iyi kalecilerden belli. Biri ilk maçında, diğeri beş yüzüncü. <br>Goller arasında Aatıf'ın attığı ikincisi Fenerbahçe seyircilerinin gözlerindeki pası silen cinstendi. Uzaktan üst direğin iç bükeyini nişanladı Aatıf ve Vedat'a yapacak iş kalmadı. Atıf sadece şahane bir gol atmadı, adeta üst direğe Valbuena'nın satış ilanını da astı. Soldado'nun iki golü de ustalığına yakıştığı gibi Fenerbahçe'deki takımdaşlık çizgisini gösterdiği için önemli. <br>İkinci yarı Kayserispor teknik direktörünün hatasını onarma çabasıyla başladı. Sumudica Espinoza'yı çıkarıp defansı dörtlese de artık önde oynayıp gol atmaktan başka çaresi kalmayan Kayseri, tam da Fenerbahçe'nin istediği açıkları verdi kendi yarı alanında. O kadar ki, Şener sıkı bir koşuyla merkezden girip dördüncü golün sahibi oldu. <br>Dördüncü golden sonra kalan çeyrek, Fenerbahçe için maç mıydı antrenman mıydı belli değil. Pas yaptığı sürece Kayserispor'un varlık göstermesi bile mümkün değildi, Fenerbahçe de öyle yaptı. <br>Kocaman, Alper'i Oğuz Kağan'ı oyuna kattı. Takım tempoyu eline aldı. İstediğinde set hücumlarına çıktı, istediğinde oyunu yavaşlattı. Bu arada beşinci golü de Giuliano attı. Yani sezon rekoruna bir adım...   <br>Fenerbahçe'de galibiyet varsa huzur vardı. <br>Sonuçta, tüm rakiplerinin kazandığı ve azimle hedefe yürüdüğü 27. haftada, sekiz maçını kazansa bile kendi kaderini yazması mümkün olmayacak Fenerbahçe bir kazandı, kaldı yedi...<br>Valla şampiyonluğa oynayan Galatasaray, Başakşehir ve Beşiktaş'tan bir iki tanesi gelecek haftalarda yenilip/dağılıp Fenerbahçe'nin şampiyonluk ihtimalini depreştirmez ve hoca ile futbolcuları tekrar strese sokmazsa, kalan maçları da alabilir bu takım.<br>Ne olur kazansa demeyin. <br>Belki o zaman genel af ilan edilir Fenerbahçe'de.<br><br><br>
Anasayfa
Foto Galeri
Video Galeri
Son Dakika
Manşetler
Gazete Manşetleri
Kategoriler
Gündem
Ekonomi
Spor
Magazin
Siyaset
Teknoloji
Yaşam
Sağlık
Dünya
Medya
Kültür Sanat
Popüler
Advertorial
Otomobil
Otomotiv
Hayatın İçinden
Hava Durumu
Namaz Vakitleri
İmsakiye
Sayfalar
İletişim
Künye
Reklam
Kullanım Şartları
Gizlilik İlkeleri
Çerez Politikası