Aykut Kocaman

Ali Koç'un açıklamalarının ardından spor yazarlarının değerlendirmeleri
Ali Koç'un açıklamalarının ardından spor... Aykut Efendi'ye soruyorum - Ahmet Çakar (Sabah)<br><br>3 Temmuz şike sürecinden sonra Aykut Kocaman'ın literatüre geçmiş bir sözü vardır... O hep demiştir ki; "Gerçeklerin bir gün ortaya çıkmak gibi kötü bir huyu vardır." Yahu! Meğer ne kadar haklıymış... <br><br>Gerçekten bir gün ortaya çıkıveriyor. Üstelik bu gerçekleri açıklayan, Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç olunca, gerçekten daha da bir gerçek oluyor değil mi Aykutçuğum! <br><br>Ali Koç'un açıklamalarına göre; Kocaman'ın teknik heyeti, son 4 ayda takımı tam anlamıyla sabote etmiş. Hem de çok ciddi istihbarat ve casusluk metotları kullanarak. Oyunculara yanlış antrenman yaptırmışlar, takımı maça yorgun çıkarmışlar, Cocu'nun leşini soyunma odasına getirdikleri halıya saracaklarını, ironik de olsa ifade etmişler. Kulübe ait bilgisayardaki oyuncu perfonnans datalarmı, bir yerlere sızdırmışlar. Geçen sezonki bütün oyuncu datalannı yok etmişler ve daha neler neler... <br><br>Gerçekten gerçeklerin bir gün ortaya çıkmak gibi kötü bir huyu varmış Aykutçuğum. 30 milyon Fenerbahçeliye soruyorum: <br><br>- Kocaman ayrıldıktan sonra kulüpte kalan teknik heyetinin takımı sabote etmesinin nedeni ne olabilir? <br>- Phillip Cocu'nun gitmesinin, takımın arka arkaya kötü sonuçlar almasının kime ne faydası olabilir? <br>- Performans hatalarının kime aktarıldığını öngörebiliyor musunuz? <br>- Geçen yılki datalar niye silindi? <br><br>Hayatlarında birkaç tane casusluk filmini izleyenler ya da Agatha Christie'nin polisiye romanlarını okuyanlar, çete başının kim olduğunu hemen anlar. Çünkü Agatha Christie, hep der ki; "Bir cinayette, bu cinayetten kim fayda görüyorsa bilin ki katil olmaya en yakın kişi odur." Dataların silinmesi, bilgilerin dışarıya sızdırılması, takımı ve oyunculan sabote ederek Cocu'nun gönderilmesi kime yarar? Kararı 30 milyon Fenerbahçe taraftan vrısin. Umumiyetle Agatha Christie romanlarında ka til uşak <br>veya aşçı çıkar... Ama çok gariptir yıllar önce benim okuduğum Agatha Christie'nin bir polisiyesinde katil seyis (!) çıktı!!!<br><br>Ahmet Çakar'ın Ali Koç'un açıklamalarının ardından sosyal medyadan yaptığı paylaşımlar ise şöyle:<br><br>
Spor yazarları Benfica - Fenerbahçe maçını değerlendirdi
Spor yazarları Benfica - Fenerbahçe maçını... Duvar tenisi - Tayfun Bayındır / Milliyet<br><br>Duvar tenisini andıran bir maç izledik. Fenerbahçe ayağına gelen her topu ileri vurdu, bu topları toplayan Benfica pas üzerine pas yapıp Fenerbahçe'nin altıpastan çıkmasını engelleyip kendi başına oynayıp durdu. Dün birden fazla atamayan Benfica ciddi anlamda şanssız, Fenerbahçe ise şanslıydı... Hatırlatmakta fayda var Fenerbahçe'nin yediği golde ciddi bir kaleci hatası var.<br><br>Elbette rövanşta cezası biten Souza'nın, biraz daha güçlenmiş Soldado'nun, sakatlığı geçmiş, Fenerbahçe'nin ihtiyacı olan tempoyu sağlayacak Ayew'in katılımıyla daha farklı bir Fenerbahçe izlememiz olası... Ancak net bir sorun var ki, sarı-lacivertli takım şuanda hangi oyuncuyu devreye sokarsa soksun bu sorunu giderme ihtimali kısa sürede yok gibi... Vurgulamak istediğim sorunun karşısında, yeni sisteme uyum ve takım olma olgusu yazıyor.<br>Dün artık ne yazık ki Fenerbahçe'de klasik haline gelen hücuma çıkarken top kaybetme hastalığı zirve yaptı. Geçen sezon sırf bu nedenle Aykut Kocaman, Isla ve Valbuena'ya kement atıp onları yedek bankına çekmişti. Ne ilginçtir ki, bu ikili dün Benfica karşısında yine kritik bölgede rakibe en çok top kaptıran oyunculardı. Valbuena'daki tek gelişme ise hakkını teslim edelim, savunmaya verdiği destekti.<br>Dirar, Giuliano ve Alper bildiğimiz seviyelerinde oynayabilseler, çok değil üç-beş pas yapabilseler... Giuliano biraz top dağıtabilse emin olun başka bir maç izlerdik... Eljif Elmas'ın çok yalnız kaldığı, Mehmet Topal'ın ise kalabalıklarda kaybolması Fenerbahçe'nin neredeyse hiç topu kontrol edememesinin ana nedenleriydi... Öyle ki, koca 90 dakikada Fenerbahçe bir, bilemediniz iki organize atak yaptı, orada da toplam üç pasın üzerine çıkamadı. <br>Elbette, yeni oyuncular, yeni sistem, yeni bir teknik kadro Fenerbahçe için dünkü mahkum oyuna bir gerekçe olabilir... Ancak son derece tecrübeli ayaklara sahip bu takımın her şeye rağmen bir 15 dakika, "Ben de futbol oynarım" mesajı vermesi gerekirdi. Büyük takımlardan beklenen budur...<br>Küçük umut vaadeden görüntülerde vardı. Bunları atlamak sahiplerine haksızlık olur. Örneğin Neustaedter-Skrtel ikilisinin uyumu, genç Barış'ın kısa sürede de olsa yüksek bir özgüvene sahip olduğunu ve dünkü Dirar'dan formayı kolayca alabileceğini göstermesi, ayrıca Eljif Elmas'ın üzerine koyarak yoluna devam ediyor olması...<br>Benim, her şeye rağmen umudum var. Umudun tükenmediği yerde başarının gelmesi hiç de hayal olmaz...<br><br><br>
Anasayfa
Foto Galeri
Video Galeri
Son Dakika
Manşetler
Gazete Manşetleri
Kategoriler
Gündem
Ekonomi
Spor
Magazin
Siyaset
Teknoloji
Yaşam
Sağlık
Dünya
Medya
Kültür Sanat
Popüler
Advertorial
Otomobil
Otomotiv
Hayatın İçinden
Hava Durumu
Namaz Vakitleri
İmsakiye
Sayfalar
İletişim
Künye
Reklam
Kullanım Şartları
Gizlilik İlkeleri
Çerez Politikası