F5 Haber
  • BIST 100 76.922
  • DOLAR 2,2365
  • EURO 2,8695
  • ALTIN 87,485

  • İstanbul
  • Ankara
  • İzmir
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • Mersin
  • Kahramanmaraş
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kilis
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Şırnak
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak
» 
» 
MİLLİYET

Erdoğan: Bunun hesabını vereceksin!

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Suriye lideri Beşar Esat'a sert sözlerle yüklenerek, "Ey Beşar Esat vallahi bunun hesabını vereceksin. Başkalarına göstermediğin cesareti ağzında emzik olan kundaktaki bebeğe göstermenin bedelini çok ama çok ağır ödeyeceksin" dedi. Erdoğan, "Allah izin verirse bu caninin bu katilin dünyada hesaba çekildiğini görecek ve bundan dolayı da hamdedeceğiz" diye konuştu

Erdoğan: Bunun hesabını vereceksin!
MİLLİYET - 5 Mayıs 2013 Pazar, 19:30

.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kızılcahamam'da partisinin istişare ve değerlendirme toplantısının kapanışında konuştu. Başbakan Erdoğan, birçok Müslüman ülkesinde Türkiye için ellerin semaya kalktığını ifade ederek, "Pakistan'da sadece camiler de değil evlerde sokaklarda okullarda bizim için dualar edildi. Arjantin de bizim için dualar edildi. Gazi Mustafa Kemal'in ifadesiyle ‘Dini mübid-i İslam'ın son kalesine yönelik saldırı karşısında İslam coğrafyası gözyaşlarına boğuldu' diyor. Şundan emin olun bugün de bizim için aynı dualar yapılıyor. Bugün de bizim için yine eller semaya kalkıyor. Bugün de Gazze'de Kudüs'te Beyrut'ta Mekke'de Medine'de bizim için gözyaşları için de dualar ediliyor. İşte biz böyle bir sorumluluğu taşıyoruz" dedi.

AK Partili milletvekillerine seslenen Erdoğan, "Siz sadece Edirne'nin sadece Iğdır'ın, Hakkari'nin, Van'ın, İzmir'in, Aydın'ın, Sinop'un, Hatay'ın, Diyarbakır'ın, İstanbul'un, Konya'nın, Kayseri'nin sorumluluğunu taşımıyorsunuz. Siz Bakü'nün, Lefkoşa'nın, Kabil'in, Saraybosna'nın sorumluluğunu üzerinizde taşıyorsunuz. Bizim üzerimizde Bağdat'ın, Erbil'in, Gazze'nin, Kudüs'ün, Hama'nın, Humus'un sorumluluğu var" dedi.

"BİZ SUSAN DİLSİZ ŞEYTANLARDAN OLMAYACAĞIZ"

Alçakça hünharca, boğazları kesilerek katledilen çoğu çocuk ve kadın 250'den fazla Suriyelinin sorumluluğunun da üzerlerinde bulunduğunu söyleyen Erdoğan, "Suriye'de yok olan her bir can bilesiniz ki bizim canımızdır. Bunu böyle görmedikçe kendinizden şüphe edin. Bunu söylememin ne anlama geldiğini AK Parti'ye gönül vermiş kardeşlerimin özellikle bilmesi gerekir. Şu şöyle diyor bu böyle diyor bunların hiçbiri bizi ilgilendirmez bizi ilgilendiren ancak inanlar kardeştir ölçüsüdür. Biz buna bakmak zorundayız" diye konuştu.

Türkiye'nin önünde çok net iki seçenek olduğunu söyleyen Erdoğan, "Ya bütün dünyaya sırtımızı döneceğiz, ya bütün bu mazlumlara yüz çevireceğiz. Hiçbir şey olmamış gibi davranacağız. Ya da tarihin, ecdadın, medeniyetin, milletin bize yüklediği sorumluluğa sahip çıkarak mazlumların feryadını duyacak ‘yeter artık' diyeceğiz. Böyle haykıracağız. Biz başka devletlere,  başka milletlere benzemeyiz. Biz dengeler adına konjonktür adına, çıkarlar adına susacak bir millet, böyle bir devlet değiliz. Biz İstanbul'da Cihan Padişahı Fatih Sultan Mehmet'in huzuruna vardığımızda alnımız ak varmak istiyoruz. Biz, cihan padişahı Kanuni'nin huzuruna vardığımızda, o manevi huzura başımız dik çıkmak istiyoruz. Biz mahşerde kitap önümüze koyulduğunda hesabımızı yüreklice vermek istiyoruz. Banyas'ta çocukların feryadı arşı inletirken, biz susan dilsiz şeytanlardan olmayacağız" dedi.

"ALLAH İZİN VERİRSE BU CANİNİN BU KATİLİN DÜNYADA HESABA ÇEKİLDİĞİNİ GÖRECEK VE BUNDAN DOLAYI DA HAMDEDECEĞİZ"

Suriye lideri Beşar Esat'a sert sözlerle yüklenen Erdoğan, "Ey Beşar Esat vallahi bunun hesabını vereceksin. Başkalarına göstermediğin cesareti ağzında emzik olan kundaktaki bebeğe göstermenin bedelini çok ama çok ağır ödeyeceksin. O çocukların arşı inleten figanı  inşallah Rabbimin Muntakim sıfatı mucibince Kahar sıfatı mucibince senin üzerine kutlu bir intikam olarak inecektir. Buna inanıyorum" dedi.

Erdoğan, "Allah izin verirse bu caninin bu katilin dünyada hesaba çekildiğini görecek ve bundan dolayı da hamdedeceğiz. Yaşananlar tahammül sınırlarını zorlar bir hale gelmiştir. Uluslararası camia Suriye konusunda hala beklenen adımları atmamıştır. Suriye de bugüne kadar hayatını kaybedenler 100 bine doğru yaklaşıyor. Bütün bu masumların vebali bu gayrimeşru rejime destek verenlerin de üzerindedir. Kendisini Müslüman olarak nitelendiren hiç kimse hiçbir devlet böyle bir vahşetin  arkasında duramaz" diye konuştu.

"ŞAM'DA BU CANİ İLE BU KATİL İLE FOTOĞRAF ÇEKTİREN CHP BUYURSUN BANYAS'TAKİ KATLİAMI AÇIKLASIN"

Suriye'de Beşar Esat ile görüşmeler gerçekleştiren CHP heyetini de eleştiren Erdoğan, "Suriye'de Şam'da bu cani ile bu katil ile fotoğraf çektiren CHP buyursun Banyas'taki katliamı açıklasın. Ey CHP işte siz busunuz. Geçmişte de buydunuz, şimdi de busunuz. Sizin yol arkadaşlarınız bunlar. Sizin aynı karede poz verdiğiniz yoldaşlarınız bunlar. Gurur duyup duymadığınızı gerçekten merak ediyor sizi de milletime havale ediyorum" dedi.

"HİÇ KUŞKUSUZ ALLAH'IN YARDIMI YAKIN"

Banyas'ta hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet dileyen Erdoğan, "Allah'ın yardımı ne zaman diye soran Suriyeli kardeşlerime bir kez daha sesleniyorum. Hiç kuşkusuz Allah'ın yardımı yakın" dedi.

"ÇÖZÜM SÜRECİ KALPLE, YÜREKLE, GÖNÜLLE, VİCDANLA YÜRÜYEN BİR SÜREÇTİR"

Konuşmasında AK Partili vekillere seslenen Erdoğan, sadece Türkiye'nin değil tüm İslam coğrafyasının, tüm dünyanın gözünün kendilerinin üzerinde ve dualarının da yine kendileri ile beraber olduğunu söyledi. Erdoğan, "Sadece dış politikamızla ilgili değil, çözüm süreci ile ilgili olarakta inanın ümmetin duaları sizlerle, bizlerle beraberdir. Hiç endişeniz olmasın. Çözüm süreci milletle irtibatımızın en güçlü olması gereken bir süreçtir. Çözüm süreci bir tek anımızı bile israf etmeden, bıkmadan usanmadan, suyun adeta mermere işlemesi gibi tekrar tekrar anlatmamız gereken bir süreçtir" dedi.

Vatandaşlara seslenen Erdoğan, "Hangi partiden olursa olsun. Hangi partiye oy vermiş hangi partiye gönül vermiş olursa olsun, her bir kardeşimiz şunu anlamasını istiyorum. Çözüm süreci milli değerlerimize, manevi değerlerimize, hassasiyetlerimize gölge düşmeden, halel gelmeden ilerleyen bir süreçtir. Çözüm süreci hiç kimsenin hakkını elinden almayacak, hiç kimseyi mağdur etmeyecek. Bu süreç hiç kimseye de farklı imtiyazlar sağlamayacak. Herkes emin olsun ki, bu süreç 76 milyonu bir ve beraber olarak, kardeş olarak buluşturacak, kucaklaştıracak bir süreç. Bizim niyetimiz arzumuz budur. İnşallah bu da gerçekleşecektir. Zira bu süreç pazarlıkla tavizle al-ver mantığıyla ilerleyen değil, emin olun kalple, yürekle, gönülle, vicdanla yürüyen bir süreçtir. Bu süreç vicdanı olan bir süreçtir. Ben bu sürece vicdanını koyan tüm kardeşlerimi alkışlıyorum" diye konuştu.

ERDOĞAN, ÇÖZÜM SÜRECİNE KARŞI "TEREDDÜTÜ, İTİRAZI VE KORKUSU" OLANLARA SESLENDİ

Herkesin vicdanı ile düşünmesini, vicdanına kulak vermesini ve vicdanı ile karar almasını isteyen Erdoğan, "Çözüm sürecine etnik kökenlerin, dinlerin, dillerin, mezheplerin, gelir-gider hesaplarının ötesinde herkesin sadece insani zaviyeden bakmasını özellikle rica ediyorum. Tereddütü olan kardeşlerime sesleniyorum. Lütfen vicdanınızın sesini dinleyin. İtirazı olan kardeşlerime sesleniyorum, lütfen vicdanınızın sesine kulak verin. Korkusu olan kardeşlerime sesleniyorum, lütfen vicdanın, barışın, kardeşliğin zaviyesinde meseleye bakın. Eğer vicdanla bakarsa, eğer insaniyet nazarıyla bakarsak, eğer kardeşlik hukuku ile bakarsak, inanın tehdit altında olan değil, bölünen, parçalanan, zayıflayan değil, büyüyen, güçlenen, şahlanan bir Türkiye fotoğrafı görürüz. Dikkatinizi çekiyorum daha sürecin bu kadar başındayken, Türkiye'nin dört bir yanında güzel haberler almaya başladık. Müjdeler geliyor. Ekonomi de üst üste sevindirici haberler alıyoruz. Yatırımlara ilişkin güncel gelişmelere şahit oluyoruz. Kardeşliğimize ilişkin güzel haberler alıyoruz. Huzura, istikrara, aydınlık bir geleceğe ilişkin güzel haberler alıyoruz. Bu güzel haberler inşallah çığ gibi büyüyecek. Bu ilkbahar Allah'ın izniyle hep kalıcı olacak. Hep birlikte ilk baharın bu güzelliğini inşallah yaşamaya devam edeceğiz" dedi. Erdoğan, konuşmasının sonunda şunları kaydetti:

"Bu salondaki tüm kardeşlerim, özellikle bütün AK Parti teşkilatı, inşallah bu süreci kardeşlikle zafere ulaştırmanın iftiharını yaşayacaklar. Siz 10.5 yıl boyunca tarih yazdınız. Siz bu gün de tarih yazıyorsunuz. Omuzlarınızda tarihin sorumluluğunu, milletimizin sorumluluğunu, insanlığın mesuliyetini iftiharla taşıyorsunuz. Her birinizin aşkla sevda ile heyecan ile bu yeni sürece sahip çıkmanızı istiyorum. Milletle irtibatınızı çok ama çok güçlendirmenizi istiyorum. Soruların ve soru işaretlerinin üzerine cesaretle gitmenizi istiyorum. Biliniz ki günün sonunda yalancılar, iftiracılar, kan tutkunları, kan üzerinden siyaset yapanlar kaybedecek. Kazanan millet olacak. Siz de bu zaferle iftihar edeceksiniz. Rabbim yolumuzu açık etsin."


Haberin alındığı kaynak » siyaset.milliyet.com.tr
162

EN SON SİYASET HABERLERİ

DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ