» » MİLLİYET »

"Birileri istedi diye istifa etmem"

Ligin ilk yarısında yaşanan ciddi hakem hataları sonrası eleştirilerin odak noktasını oluşturan MHK Başkanı Yusuf Namoğlu, Milliyet'e konuştu.

'Birileri istedi diye istifa etmem'

CEMAL ERSEN - RÖPORTAJ

"Herkes kendi işine baksın. Projeler uzun vadeli yapılır. Sonuçlar bugünden yarına alınmaz. Kısa sürelerle görev yapıldığında zararı Türk hakemliği görüyor. Şunu da bilsinler, birileri istedi diye istifa edecek değilim."

"Rosetti'nin dediği gibi hakem 90 dakikada değil, 5 bin 400 saniye aynı dikkatte olmalı. Bir saniyelik yanılma ve hata iyi yaptığınız şeyleri alıp götürüyor.  Ben onlara son sözümü söyledim. ‘İkinci yarıda ayağınızı denk alın, karışmam' dedim."

Hakemler ne zaman hata yapsa, hedefe Merkez Hakem Kurulu başkanları konur. İşler ne zaman kötü gitse, sorumlusu MHK ve yöneticileri olur. Ben de son dönemlerde Yusuf Namoğlu ve icraatlerini eleştirenler kervanında yer alan gazetecilerden biriyim.

Tek taraflı yorum yapmak, karşı cephede neler yaşandığını görmemek veya bilmemek, elbette bir eksiklik meslek adına. Belek'deki hakem seminerinde 5-1 kaybettiğim tavla maçından sonra söyleşi teklifimi ilettim kendisine. Üçüncü gün yoğun program arasında bir fırsat yaratınca aynı masanın etrafında bulduk kendimizi.

Ben aklımdan geçen her soruyu sordum, o da önümüzdeki kayıt cihazına 30 yıl öncesinden başlayan dostluğumuza dayanarak, samimiyetle yanıt verdi tümüne.

İşte, MHK başkanı Namoğlu ile nalına mıhına yaptığımız röportajdan, çarpıcı başlıklar:

Boyacı küpü mü bu?

Başarısız olduğunuzu, istifa etmeniz gerektiğini söyleyenler var? Düşündünüz mü istifayı?

"Bunu söyleyenlere diyorum ki, bu ülkede Cumhurbaşkanı, Başbakan ve bakanlar istifaya çağrılıyor. Herkes kendi işine bakacak. Roberto Rosetti şaşırıyor. Bana dedi ki ‘Bu nasıl iş? Neredeyse 6 ayda bir kurul değiştiriyorsunuz. Haklı; projeler uzun vadeli yapılır. Sonuçlar bugünden yarına alınmaz. Ben veya başka biri. Bu kadar kısa sürelerle görev yapıldığında zararı Türk hakemliği görüyor. Şunu da bilsinler, birileri istedi diye istifa edecek değilim."

Bundan önce iki kez göreve geldiniz ve kısa sürelerde kaldınız. Bu kez aklınızdan geçen nedir?

"Tam da yerinde bir soru. İlk iki gelişimizde düşündüğümüz, planladığımız hiçbir şeyi yapamadık. Çünkü görev sürelerimiz çok kısa oldu. Artık, yarım kalan işimi tamamlayacağım. Bu içimde bir uhdedir. En geç iki yıl içinde tüm projelerimizin meyvalarını alacağız. Hakemlik işi boyacı küpü değil ki. Adamı al, küpe batır, hakem yap. Dünyada yok böyle bir güç. Bizi eleştirenlerden tek şey istiyorum. Lütfen sabır etsinler, zaman tanısınlar, Türk hakemliğine neler kazandıracağımızı görüp, sonra değerlendirsinler."

Son hafta üst düzey hakemlerin yaptığı hatalar dikkat çekti. Belki de bu yüzden eleştirilerin dozu arttı. Buna ben de dahilim...

"Cüneyt'in, Hüseyin'in, Umut Meler'in hataları kuralla ilgili değil. Bir anlık konsantrasyon eksikliği ve görme hatası. Biraz da şanssızlık. Bunların ikisi çok deneyimli hakemler. Üst düzey maçları var. Rosetti'ye katılıyorum. Hakem 90 dakikada değil, 5 bin 400 saniye aynı dikkatte olmalı. Bir saniyelik yanılma ve hata iyi yaptığınız şeyleri alıp götürüyor. Eğitimlerimizde hakemlerimizi bu konuda uyarıp, anlık algılarını maçın geneline yaymaları gerektiğini vurguluyoruz. Size birşey söyleyeyim. Hata yapan hakem, hata yapılan takımdan daha çok üzülüyor, bundan emin olun."

Mentör sistemi

Hakemlere her türlü maddi imkan sağlanıyor. Niçin hata oluyor?

"Bu seminerde onlara aynı şeyleri söyledim. Bire bir yaptığım görüşmelerde hatalarını anlattım, nedenlerini sordum. Sunulan imkanlara karşılık vermeleri gerektiğini vurguladım. Ve son sözümü söyledim. ‘İkinci yarıda ayağınızı denk alın, karışmam' dedim."

Genç hakemlerin önünde trajik bir Deniz Ateş Bitnel örneği var? Farkındalar mı bunun?

"Bu örneği göstermez miyim? İnsan buraya kadar çıkabilir, ama aynı hızla kaybolabilir. Üzülüyorum vallahi. Genç hakemlere mentör sistemi getireceğiz. Örneğin rica ettim, Ali Palabıyık ile Roberto Rosetti ilgilenecek. Kendi de çaba gösterirse ciddi ilerleme kay dedebilir."

Gözlemciye de gözlemci lazım!

İngiltere'deki gibi video gözlemcilik niçin olmasın? Bizde öyle gözlemciler var ki, onlara da gözlemci lazım. Bu konuda bir reforma ihtiyaç var. Elimizdeki kaliteli gözlemci sayısı maalesef az.

Hakem atamalarınız eleştiriliyor. Garantici kurul yakıştırması yapılıyor. Açıkcası ben de bunun kolaycılık olduğunu düşünüyorum. İngiliz sistemini savunmanız var bir de.

"Bizim görevimiz bir taraftan hakem yetiştirmek, bir taraftan da maçları en iyi şekilde yönettirmek. Bu felseden bakıldığında maçlara hakem atıyoruz. Hakeme maç değil. Oyuncuya takım olur mu? Takımda ihtiyaç duyduğun yere oyuncu alırsın. İngiliz sistemini körü körüne savunmuyorum. 18 hakem, on maç var. Biri hiç maç almamış, yukarıdakilerden 2 kişi 17'şer maç almış, ötekiler 10-11 öyle gidiyor. 10 maçı 13 hakemle götürüyorlar. Dünyada tam profesyonelliğin uygulandığı ilk ülke İngiltere. Sonra Türkiye. İtalya yarı profesyonel. Adamlar diyor ki, para veriyorum ve bunlardan yararlanacağım. Artı İngiltere'de gözlemcilik de farklı."

Nasıl yani?

"Gözlemci maça gitmiyor. Televizyondan izliyor. Tüm pozisyonları, hataları not ediyor. Hakeme mail atıyor, ne diyorsun bunlara diyor. Hakem savunmasını yapıyor. Gözlemci raporunu yazıp komiteye gönderiyor. Komite de hakemle ilgili kararını veriyor. Uzman üç kişi var orada da. Ben Türkiye'de buna benzer bir sistem için hazırlık yapıyorum. İngiltere ile UEFA arası bir sistem olacak. TFF başkanına da konuyu açtım, sıcak yaklaştı."

Yani gözlemciler yetersiz mi?

"Bu konuda eleştiri var mı? Var. Niçin video hakemliği üzerinde duruluyor. Hataları asgariye indirmek için. Video gözlemcilik niçin olmasın? Bizde öyle gözlemciler var ki, onlara da gözlemci lazım. Bu konuda bir reforma ihtiyaç var. Elimizdeki kaliteli gözlemci sayısı maalesef az."

Video asistan hakemliği (VAR sistemi) Türkiye'ye en erken ne zaman gelebilir?

"Bir seneden önce mümkün değil. Üç ayağı var; IFAB, FİFA ve üye ülke. Bunların arasındaki protokolün tamamlanması ve deneme uygulamasına geçilmesi zaman ister. Hollanda bile bir yıldır deneme aşamasında. İzin alamadı daha. Aşama aşama gidilebilir. Ligimizde 2017-18 zor. Ama kupa maçlarında denemeye başlayabiliriz."

Kaybetmek kolay, kazanmak zordur

Bizde diyorlar ki, hata yapan hakemi 5 ay dinlendir. Dünyada yok örneği. Kaliteli, üst düzey hakemlerin her zaman kredisi vardır. Gerektiğinde cezalandırılır. Ama bu kaliteyi yok sayamazsınız.

Hata yapan hakemin gözlemciler tarafından kollandığı iddiası var. Gözlemci notlarının gerçeği yansıtmadığı gibi...

"Kesinlikle katılmıyorum. Örnek ortada. Şimdi o iddia sahiplerine soruyorum. İkinci yarıya başlıyoruz. 22 Süper Lig hakeminden 7'si cezalı. Peki nasıl ceza aldılar? Siyah-beyaz hata yaptıkları için. Kötü notu kim verdi? Gözlemcisi. Nasıl oluyor o zaman? Biri anlatsın bana. Buradaki koşu öncesi üç sakat arkadaşımız vardı, Fırat Aydunus'la sayı dörde çıktı. Bunlar bu hafta ve sonraki kupa maçında görev alamayacaklar. Elimizde kaldı 11 hakem. Bu takımla çıkacağız sahaya. İşte en somut örnek bu."

Şu gri, siyah-beyaz hata kavramlarını biraz açar mısınız?

"Öyle hatalar vardır ki gri deriz. Sana, bana, yorumculara göre tartışılır. Buna illa ceza vereceksiniz anlamı çıkmaz. Bir de siyah-beyaz diye nitelendirdiğimiz ve desteklenmeyecek hatalar var. Tıpkı son hafta yapılanlar gibi. UEFA da gri hataları hakem lehine yorumlar. Bizde diyorlar ki, hata yapan hakemi 5 ay dinlendir. Dünyada yok örneği. Kaliteli, üst düzey hakemlerin her zaman kredisi vardır. Gerektiğinde cezalandırılır. Ama bu kaliteyi yok sayamazsınız. Kes, vur, hakemliğini bitir. Unutmayalım hakemi kaybetmek kolay, kazanmak zordur.

Onu bulursam hakemliğini bitireceğim

Rosetti önceki gün, hakemlere yaptığı konuşmada ‘yatak odamızdaki konuları dışarı çıkaran adam değildir' saptaması yaptı. Ne diyorsunuz?

"Bunu bir İtalyan'ın söylemesi maalesef acı bir olay. İnsan üzülüyor. İçeriden bazı konuşmalar ve gizli kalması gereken konular dışarıya farklı ve yanlış yansıtılıyor. Örneğin benim Cüneyt Çakır ile söylediğim iddia edilen kokart sökme meselesi. Demediğimiz şeyler demişiz gibi dışarı aktarılıyor. Fırat'ın koşuda yaşadığı sakatlık. Bunları araştırıyorum. Yakaladığım an hakemliğini bitireceğim. Hakem dediğin ciddi, namuslu, karakterli olmalı."

Bu göreve gelişinizde A klasmanındaki hakemlere de Süper Lig maçlarında görev vereceğinizi söylediniz. İlk yarıda bir örneğini göremedik. Neden?

"Son Riva seminerinde tekrarladım. Beklediğimiz performansı gösteren A klasmanı hakeme bir üst ligde görev vereceğiz. Ancak ilk yarıda onlardan bu performansı göremedik. Buna karşılık alt klasmandan üç genç hakemi A kategorisine çıkardık. Sezon sonu hem Süper Lig, hem alt klasmanlarda ciddi ve radikal değişimler yaşanacak. Yukarıda maç vermek için klasman değişimi gerekmiyor. Yetkim var, yaparım."

Profesyonellik değişebilir

Profesyonel hakemlik uygulamasında acele mi edildi?

"Bizim ikinci dönemimizde hayata geçti. Biz 5 aylık sözleşme yaptık. Bizden sonraki MHK 4 yıllık sözleşme yaptı. Yanlış orada idi. Futbolcuda bile sorun çıkıyor. Biz 6 hakemle başladık. Hakemin koşullarını değerlendirdik. Bana göre belli bir maaş ve teşvik için prim almalı. Hakem hedef koyacak kendine. Rekabet artacak. Başkan ile bu konuyu konuşuyoruz. Doğru olan geleceğe dönük sistem."

Her hakeme özel program

Bu kadar çok hakemin sakatlanması normal mi? Bir yerde yanlış mı yapılıyor?

"Doğru; hiç bir dönemde bu kadar çok sakatlık yaşanmadı. Rosetti'nin de dikkatini çekti. Bu yüzden FİFA ve UEFA'nın en üst düzey Fitness eğitmeni Wernel Holsen'i getirdik. Onun yapacağı gözlem ve analizler sonucunda her hakeme kendi antrenman programı verilecek. Beslenme konusu yeniden irdelenecek. Yanlış bir yöntem varsa hepsi düzeltilecek. Holsen çok değerli bir bilim adamı. Yararını kısa sürede göreceğiz."

Derbiye 6-7 alternatif!

Derbi maçlarına hakem atarken zorlanıyor musunuz?

"İki yıl sabır istiyorum. Alttan gelecek isimler yetişip, piştiğinde kadroyu da yenilemiş olacağız. 16.hafta 15 gibi bitseydi, bu kadar konuşulmazdı hakemler. Beni üzen, deneyimli arkadaşların hataları. Hakemlikte bu var. Yeni Cüneyt'ler çıkarmalıyız. O zaman derbi dediğiniz vakit önünüzde 6-7 seçenek olacak."

Haberin Alındığı Kaynak» www.milliyet.com.tr